Kayba rağmen kesin sonuç alacaklarına inancı tamdı. Zaten kaybı göze almayan komutan, zaferi ancak rüyasında görürdü. Bunun için de Churchill telgraflarında “Tekne ve insan kaybına aldırmayın, yürüyün” demiyor muydu?
Churchill bir türlü tatmin olmuyor, bir an önce sonuç alınması için onları sıkıştırıyor, bütün telgraflarında şu cümleyi tekrarlıyordu: “Tekne ve insan kaybına bakılmadan, mayın toplama işi kesinlikle en kısa sürede tamamlanmalıdır.” Churchill hem savaşın uzamasından, hem de Alman ve Avusturya denizaltılarının Çanakkale’ye gönderileceğine dair alınan istihbarattan endişe ediyordu.
Bir gece kitabı yüksek sesle okuyan subay “Hazerat” kelimesini “Haşerat” diye telaffuz edince, bir kahkaha koptu. Bitişikte uyuyan Albay Cevat uyandı. Genç subayların “Binbir Gece Masalları”nı okuduklarını biliyor, bilmezlikten geliyordu.
Bu kahkaha onu sinirlendirmedi; bilakis memnun etti. Başka konularla ilgilendiklerine göre korkuyu yenmişlerdi. Korkuyu yenen asker ne yaptığını iyi bilirdi.