Nur Güçlü

Nur Güçlü
@Nurgucl
6 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·123 syf.··
2021 13. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 30 Temmuz 2021 21:57
Kitabın konusu, Virgginia Woolf’un Cambridge’de kadınlara kurucu iki üniversitede yaptığı konuşmaya sığdıramadığı hakikatler. Kitaba nehir kıyısında oturup düşündüğünü söyleyerek başlar. Çok geçmeden görevlilerin biri çimenlerde sadece üniversite öğrencilerinin oturabileceğini söyler. Kalkmak zorunda kalır. Kütüphaneye gitmek ister fakat aynı sebepten içeri alınmaz. Bunun üzerine ‘’İsterseniz kütüphanelerinizi de kapatın ama benim zihnimin özgürlüğünün üstüne kapatabileceğiniz ne bir kapı, ne bir kilit ve ne de bir sürgü var.’’ der. Kitap boyunca çeşitli konulardan bahsederek bizi kitabın ana fikrine ulaştırır. Kadının kurmaca yazabilmesi için kendine ait bir odası ve parası olmalıdır. İki cins arasındaki ayrımları, varlık farkını ortaya koyar. Yazarın eleştirdiği konuları çoğunlukla soyut olarak anlatması yüzünden okuyucu zorlanabilir. Ben birkaç sayfada bir mola vermek zorunda kalarak okudum. 123 sayfa kısa gelebilir ama her cümleyi düşünerek anlamak gerekiyor. Kendine ait bir oda, roman değil, Virginia Woolf’un üniversite konuşmasının uzatılmış halidir. Feminist hareketin klasik bir kitabı olan bu kitap etkileyici ve düşündürücü. Bazı bölümleri sanki dün yayınlanan bir haberden çıkmış gibi hissettiriyor. Çağlar boyu yaşayacak, derslerde okutulacak bir kitap.
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · Kırmızı Kedi Yayınları · 201948,1bin okunma
Reklam
8/10
·164 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2021 00:22
Uzun İnceleme Bu kitabı ilk okuyup bitirdiğimde büyük bir hüsraana uğradım. Hiçbir şey anlamamış, şişmdi ben ne okudum, ne öğrendim diye düşünüyordum. Sonu tatmin etmemişti beni ve beklentilerim boşa çıkmıştı. Yazar Nobel ödüllü sanırım bende bir sorun var diyerek yorum okumaya başladım. goodreads adlı siteden birkaç ingilizce yorum okudum. Sadece en tepedeki 3-4 yorumu okumamla kitabı tekrar elime almam bir oldu. Okuğum yorumların ortak yanı aynı sayfalardan bahsediyor olmalarıydı. Etsuko’nun zamir ve diyalogları karıştırdığı sayfa ile sondan bir önceki sayfa. Okur okumaz tüylerimin diken diken olduğunu hissettim. Her şeyden önce şu paragrafı yazmam gerek:’’ Belleğin güvenilmez bir şey olabileceğini anlıyorum; çoğunlukla insan hangi koşullarda anımsıyorsa bellek onların rengini büyük oranda taşıyor.’’ diyor Etsuko. Sonra 151. sayfa zamirlerin değiştiği Mariko’nun küçük kız olduğu sayfa: ‘’Burada ne yapıyorsun diye sordum parmaklıkların altına çömelmiş oturan küçük kıza.’’ Devam eden diyalogda Mariko gitmek istemediğini söylüyor ve Etsuko’nun cevabı ‘’orasını sevmezsen hemen geri geleceğiz.’’ sondan bir önceki sayfada Etsuko’nun küçük kızı Niki ona limanda geçirdiği günün özelliğini sorunca da ‘’Ah aslında hiçbir özelliği yoktu. Yalnızca anımsadım, hepsi bu. Keiko o gün çok mutluydu.’’ der. Benim deteklediğim teori Saçiko ve Etsuko’nun aynı karakter olduğu. Mariko’nun da Keiko. Etsuko her zaman Saçiko’nun içinde konuşan ses gibi. Saçiko umursamazca çocuğunu dışarı salıyor ama Etsuko onu aramak gerektiğini düşünüyor. Saçiko ingilizce biliyor ama baskıcı kocası yüzünden igilizce öğrenimini de bırakmak zorunda kalıyor, iyi bir aileden geliyor fakat sonradan ailesini savaşta kaybedip kurtuluşu Amerikada bulacağını sanıyor. Etsuko da iyi bir aileden kocası çok baskıcı
Uzak TepelerKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 20181,937 okunma