Durup dinlenmek kendi yaşamına dışardan bakmak insana yeniden başlamak için güç verir.İnsan bazen hayatını durdurup dışardan kendine bakmalı ve "Ne yaptım,neden yaptım ne yapmalıyım " diye düşünmeli ve yaşamını arzu ettiği hedeflere doğru odaklanmali yönlendirmeye çalışmalı yani yazarın deyimiyle mola vermeli.Zihmimiz en büyük yukumuzdur aslında yasamda.Zihnin boşaltıp yenileyemeyen insanlar hep yorgun mutsuz verimsiz olmaya devam edecektir.Ya da kendini anlatamayıp içine kapanacaktir.Mola verip kendimizi dinleyebilecegimiz en iyi yerler ise issiz ormanlar ve sonsuz mavilklerdir.Belki de şairlerin üretim sancısı içindeyken ormanın yeşiline denizin mavisine meftunluklari mola ihtiyacindandir.Zaten başlı başına yorucu bir yolculuk olan yaşam serüveninde zihnini duygularını aktivitelerini dinlendirmek yani öze dönmek ve kendini yoklamak icin mola vermeli insan.Mola vermek daha doğrusu kendini dinlemek yazarın deyimiyle doğru kararlar almanızda yasama ve yeniden daha guclu devam etmemizde her zaman en iyi yardımcımiz olacaktır.
Bir devleti yeniden inşa eden Mustafa Kemal Ataturk ile Selanikli Zübeyde Hanım'ın Çakır Mustafasini fikirlerinin temelini Atatürk'ten almış dilin inceliklerini de Nazimdan almış olan Atilla İlhan in eşsiz kaleminden dinlemek hos bir deneyim oldu benim için.Aynı hikayeyi (Atatürk'ün Hayatı) defalarca okumuş hatta ezberlemiş olmama rağmen tırnaklarımı kemire kemire ve bırakmadan bitirinceye kadar okumak da yazarın takdire şayan anlatımı olmali
Yaşamımızda önemli yerler teşkil eden ama miadını dolduran her olay bir şekilde bizden uzaklasacaktir.Ya biz isteyerek veda edeceğiz ya da onlar kendileri biz hazır olmadan hayatimizdan çıkıp gidecekler ve bir boşluk olarak zihnimizi meşgul etmeye ve devam edecekler ve var alan yeni durumu kabullenmemeye yaşamımıza olumsuz etkilemeye bizi kendi girdabına çekmeye devam edeceklerdir.(yazarin tanımı ile vedasizlik).Alisilan bir duruma Veda etmek zor olsa da veda edememenin daha da zor ve daha yorucu oldugu tezini savunan yazar Ali Orhan Vedasizlik adlı kitabinda yeni başlangıçlar ve yeni amaçlar için daha da önemlisi yasamimizi doğanın dünyanın gelişimine kendi gelisimimize ayak uydurabilmek bir şekilde devam ettirebilmek için sirtimizdaki gereksiz yüklerden düşüncelerden kurtulmanin yani bir nevi arinmanin öneminden bahseder.
Yazar Psikolog Ali Orhan ’in Vedasizlik adlı kitabını okurken bazen üzüldüğüm bazen düşündüğüm bazen de aaa aynı ben dediğim satirlarin arasında buldum kendimi.
Birbirinden tamamen farklı kişilikte iki insanın beraber çıktığı bir yolculuk. İshak ve julide.İshak başkalarının kendisine biçtiği her yükü taşımış her rolü oynamış sessiz sakin bir adam. Kirilma noktasında Jülide ile karşılaşıyor.Julide ise hep kendi kararlarini kendi vermiş çevresindeki herkesle catismis herkese mesafe koymuş yorgun bir kadın .Bu yolculuk bir bakıma her ikisi için de bir içsel hesaplaşma.ishakin geçmişine giderken ona eşlik eden Jülide.Yolculuk sonunda ishakin başladığı noktaya dönmesi ve buna Jülide nin karar vermesi hem çok şaşırtıcı hem he çok hayatın icinden . Tarık Tufan in akıcı anlatımı ve güzel Turkcesi de dusunuldugunde kesinlikle okunması gereken hoş bir kitap