....Ben de her adımda öfkeleniyorum sizin gibi,
Ama sinirlenmeden, nasılsa öyle bakıyorum insanlara...
Evet, insanın o doğuştan kusurlarını
Olduğu gibi görüyorum...
Benim de kanıma dokunmuyor değil onlar;
Benim için ikiyüzlü, kötü, çıkarcı biriyle,
O et düşkünü yırtıcı akbabalarla
Isırgan maymunlar, kudurgan kurtlar özdeş..."
Zaten bugün çocuklara verilen, akılcılıktan epey uzak eğitim kısmen gerçeklik hakkındaki muğlak bir algı üzerinde temellendirilmiştir. Bütün sınavlar, ödüller, cezalar sistemi sadece duyguların iradeleri harekete geçirebileceğine ilişkin bulanık inanca dayanmaktadır.Bu nedenle duyarlılığın çok düşük düzeyde kaldığı çocuklar hem irade hem de diğer bakımlardan eğitilemez durumdadır. "Eğitimin zahmetleri içinde hiçbiri, duyarlılıktan yoksun çocukları yetiştirmenin zahmetiyle kıyaslanamaz... akılları hep başka yerdedir... her
şeyi dinler ama hiçbir şey hissetmezler.”