Bu adam kitapların uçlarına
Çizilmiş itilmiş resim
Korkmadan yaşar tebessüm gösterir
Ağır başıyla nöbet alır
Dağdan kaçar şehri çevirir
Ve bırakır gönlünü bir tazı sıçramasına
Erkenden aşındırır aşkını
Anlamaz bir kadının
Süresiz kapılıp yangeldiği tablolara
Severek tebessüm attığını
Ağır başıyla kopar dağdan
Nöbet alır şehri devirir.
Cahit Zarifoğlu
Son zamanların bir nakaratı var:
"Hürriyet... Hürriyet... Hürriyet..."
Bir nevi, gâyesizlik gâyesi... O çok nefsanî bir gayret; ona aksiyon denmez. Çünkü hakikî hürriyet, hakikate esarettir.
İman ve Aksiyon, N.F. Kısakürek (s.71-72)
Yunus emre'de, sözün-kelimenin anlatılmaz gücünü, büyük önemini meşhur dörtlüğünde şöyle dile getiriyor:
Söz ola kese savaşı /Söz ola bitire başı
Söz ola ağulu aşı /Bal ile yağ ede bir söz
Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.
Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık;
Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.
Necip Fazıl Kısakürek