Hata yapmak fırsatını Adem’e veren sendin
Bilmedim onun talihinden ne kadar düştü bana
Gençtim ben
Ve neden hata payı yok diyordum hayatımda.
Tanıdım Ademoğlu kimin nesiymiş
Ter döküp soru sormak nereye sürüklermiş kişiyi.
Gençtim ya, ne farkeder deyip geçerdim
Nehrin uğultusu da olur, dalların hışırtısı da
Gözyaşı, çiğ tanesi, gizli dert veya verem
Ne fark eder demişim, bilmeden farkı istemişim.
İsmet Özel
Bu yaşa erdirdin beni, gençtim almadın canımı
Ölmedim genç olarak,
Ölmedim beni leylak büklümlerinin içten ve dışardan sarmaladığı günlerde.
Ölmedim, bir gençlik ölümü saklı kaldı bende.
Vakti vardıysa aşkın, onu beklemeliydi
Genç olmak yetmiyordu fayrap sevişmek için
Halbuki aşk, başka ne olsundu hayatın mazereti.
Demedim dilimin ucuna gelen her ne ise,
Vay ki gençtim
Ölümle paslanmış buldum sesimi.
İsmet Özel
Sen o baygın sevgilerin adamı değilsin.
Sana yaşamak düşer çarkların gövdesinde
Bin demir kapıyla hesaplaşmaktan,
Omzun çürümelidir
Bin çeşit güneşle ovulmalıdır gaddar ellerin
Yürü yangınların üstüne, kendi alevini de getir
Çarpıntısız dakikası olur mu devrimcinin.
İsmet Özel
Gün turuncu bir hayalet gibi yükseliyorken
İzmarit toplayan çocukların üstüne
Çekleri imzalanıyorken devlet katlarında faşizmin
Bacımı koyvermiyorken şizofreni,
Yüzüme bak
Ve rahmini bana doğru tekrarla
Ben öyle bilirim ki yaşamak
Berrak bir gökte çocuklar aşkına savaşmaktır.
İsmet Özel