Kalpler, Rablerine kavuşmadıkça amacına ulaşamaz. O'nun dışındaki şeylerden arınmadıkça Rabbine kavuşamaz. Nefsini tedavi edip hastalıklarından kurtulmadıkça da arınamaz. Hastalıklarından da ancak arzu ve isteklerine aykırı davranmakla kurtulabilir." Çünkü kalbin hastalıkları, nefsin arzu ve istekleridir; ilacı ise, bunlara aykırı davranmaktır.
Hz. Peygamber (s.a.v.), Tirmizî'nin Ebû Hüreyre (r.a.)'dan rivayet ettiği ve sahih olduğunu söylediği bir hadis-i şerifte, şeytandan ve nefisten sığınmayı bir arada zikretmiştir. Hz. Ebû Bekir: "Ey Allah'ın Resulü! Bana, sabah ve akşam okuyacağım bir şey öğret." dedi. Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu: "De ki: "Ey görüneni ve görünmeyeni bilen, gökleri ve yeri yaratan, her şeyin sahibi ve maliki olan Allah'ım! Senden başka ilahın bulunmadığına şahitlik ederim. Nefsimin şerrinden, şeytanın şerrinden ve şirkinden sana sığınırım. Nefsime kötülük etmekten ya da onu bir Müslümana kötülük yapmaya itmekten sana sığınırım." Bunu her sabah, her akşam ve yatağına girince oku."