İlknur

İlknur
@Nursss
“Üslup, insanın tâ kendisidir.”
Herkese Merhaba,
Ufak bir ricam olacak sizlerden. Uzun zamandır kitap okuyamama durumuyla karşı karşıyayım. Çok istiyorum okumayı ama bir süre sonra dikkatim dağılıyor. Okuma alışkanlığımı geri kazanmak için az sayfalı kitaplar okumaya çalışıyorum(en fazla 200 sayfalı). Okumak beni iyileştiriyor çünkü. Bu yüzden beğendiğiniz yazarlardan, az sayfalı kitap önerileri verebilir misiniz acaba? Beni ben yapan değerlerimden biri okumak. Ve ben bu alışkanlığımı kaybetmek istemiyorum. Okumak ve öğrenmek bu hayatta en çok sevdiğim şeylerden biri. Lütfen bu alışkanlığımı kaybetmemem için bana yardımcı olun. Yardım eden etmeyen herkese teşekkür ederim şimdiden.
İlknur
Şermin yaşar kitapları genelde kısa ve bölüm bölüm olduğu için okuması rahat hem de çok keyiflidir. Ne yazsa okurum dediklerimden bir şans verin derim
Reklam
Gibi Bir Şeydi Yaşadığımız.
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2025 87. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2025 14:45
Buradaki “ Aptal ”, gerçekten düşünmeyen, saf, farkında olmayan biri değil. Aksine her şeyi görmüş, anlamış, çözmüş ama buna rağmen oyunun içinde yer almayı reddetmiş kişi. Bu metinde aptallık bir eksiklik değil; bir fazlalık. Fazla görmekten, fazla hissetmekten, fazla düşünmekten doğan bir yalnızlık hâli. Akılsızlıkla hiç ilgisi yok. İtiraz etmeyen ama boyun da eğmeyen bir duruş bu. Kendini akıllıların, haklıların, her şeyi bildiğini sananların safından bilinçli olarak çekip almak. Bu yüzden aptallık burada bir küçülme değil, bir seçim. Dünyanın hesap yapan, kazanan, gerekçelendiren tarafında durmaktansa yalnız kalmayı göze almak. Ve belki de tam bu yüzden, bu metin tüm aptallara gelsin. Bu kitapta yapılan şey süslemek değil; rahatsızlığı teşhir etmek. Metin boyunca asıl mesele şu: Bir şeyin “ne olduğu” ile “nasıl kullanıldığı” arasındaki uyumsuzluk. Hayat çalışıyor ama doğru çalışmıyor. Herkes herkesin ne yaptığını biliyor ama ne hissettiğini bilmiyor. Bu metin ne mizah metni, ne deneme, ne hikâye. Feyyaz Yiğit ’in üslubu “ciddiyetle saçmalamak” değil; saçmalığı ciddiyetle kayda geçirmek. Gülmek ikincil etki. Asıl hedef okuru şu hissin içine sokmak: Bir şeyler yanlış ama adını koyamıyorum. Üslup bilinçli olarak dolambaçlı. Cümleler sürekli kendini düzeltiyor, geri alıyor, çelişiyor. “Kısa mıydı? Hayır değildi. Ama kısa gibi.” Bu bir dil hatası değil; zihinsel hâlin birebir yansıması. Karakter düşünüyor ama çözmek için değil, çözemediğini göstermek için düşünüyor. Feyyaz Yiğit’in alametifarikası tam olarak bu: Sonuca varmayan düşünce. Metinde hissedilen şey aslında sessiz bir öfke. İnsanların da tıpkı eşyalar gibi “uygun” olmaya zorlanmasına karşı bir iç hesaplaşma. Kimseyle tartışmaya değmez; çünkü herkes zaten yanlış yerde duruyordur. Metin, yerini bulamayan
AptalFeyyaz Yiğit · Okuyan Us Yayınları · 2013701 okunma
İlknur
Kitabı dün okumaya başladım en hızlı okuduğum kitaplardan diyebilirim fakat bu yorum kitaba daha farklı yaklaşmamı sağladı ve farkındalığımı arttırdı dünden beri düşünüyorum bu kitabı nasıl arkadaşlarıma anlatırım diye ve kendi kendime gibi gibi bir kitaptı diyorum kelimelere dökememiştim bir türlü gerçekten mükemmel bir inceleme olmuş belki bende tanımlarken sizin bir kaç cümlenizi kullanabilirim :) diğer yorunlaırnızada bakacağım mutlaka
"Yazdığı her kitabı okurum dediğiniz" yazar kim Değerli Dostlar ? 📖🙂🕊️☕
İlknur
Khaled hosseini, Azra kohen, Debbie macomber