Yalanlamak ve reddetmek için okuma.
İnanmak ve her şeyi kabullenmek için de okuma! Konuşmak ve nutuk çekmek için de okuma .Tartmak, kıyasIamak ve
düşünmek için oku!
"Şimdi geriye bakmak bana acı da vermiyor, zevk de vermiyor. Yalnızca bakmak işte. Sefere çıkmış gibi değil. Yolculuğa çıkmış gibi bile değil. Rasgele bir yürüyüş gibi. Akşamüstü, birazcık yorgun olduğun saatte kırlarda yürüyüşe çıkmışsın gibi."
“Hiç hayatı olmamış bir adamın biyografisidir” diye nitelendirmiş yazar kitabı . Bu eser, bir arayış içinde kayboluş, bir hayatı bulamayış, yaşamın içinde yer edinemediğini düşünen bir insanın hikâyesi.Düşüncelerinin yazarı ulaştırmış olduğu noktanın umutsuzluk, kaybediş, kimliksiz bir kimlik ve üzüntü dağının altında kalması noktasından hareketle, eser bana biraz varoluşcu,biraz arabesk birazda megolaman duyguları barındıran bi kitap olduğunu hissettirdi.
Siyah bi düşünür.
Anlamak için kendimi yok ettim.Anlamak sevmeyi unutmaktır.Leonardo da Vinci insan bir şeyi ancak anladıktan sonra nefret ya da sevgi duyabilir,demiş.Bundan daha yanlış,aynı zamanda da daha manalı bir söz bilmiyorum.