Selamlar,
Kitap dört öyküden oluşmaktadır.Bunlar;
Alabalık
Apollon,Zephyros, Hiyakinthos
Filmci Seyit Amca
Eski Kareler ‘dir.
Genel bir yorumda bulunmak gerekirse her öykünün bitişinde aklıma bir kelime veya bir cümle ile özetleme istediği uyandı.
Alabalık hikayesi 1992 Haldun Taner Öykü Ödülü almıştır. Hikayede Sermin’in gençlik yıllarında başından geçen bir aşk hikayesine tanıklık ediyoruz. Yaşamış olduğu her duyguya olan özlemini ve An’lardan ibaret yaşamı daha anlamlı bulmaktadır.
“Sesler ve varlıklar, duygular ve imgeler, artık bir daha kendileri olmayacak yeni bir uzaklıkta, yeniden biçimleniyorlar.” sözüyle bu hikaye özetine “An” diyip sonlandırma isteği duymuşum.
Apollon, Zephyros, Hiyakinthos mitolojik üçlüsünün arasında geçen aşk hikayesine ortak oluyoruz.Hiyakinthos’a aşık olan Zephyros salt sevgi ile bağlığını bize göstermekte, Apollon ise çıkar gözeterek cazibesini kullanan bir karakter olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu bölümde Hiyakinthos’un seçimi emek veren iyilik yapan Zephyrostan yana olmamıştır. Bu kısımda Sevgi ve İyilik noktalarının ayrımı çok iyi dile getirilmiştir.
“Kim bilir kaç büyük aşk,kaç dostluk, birinin ötekinden daha güçlü , yani daha çok veren daha çok iyilik yapabilen oluşu nedeniyle bozulup gitmişti?”
Zephyros’un kaybetme hırsıyla sergilediği davranış kötü bir olayla sonuçlanmıştır. Buradaki özet ise Oscar Wilde’nin “Herkes Öldürür Sevdiğini” şiirini aklıma getirdi.
Filmci Seyit amca Birinci ve İkinci dünya savaş dönemlerinde yetişkinlik çağlarını geçirmiş azimli ve sabırlı bir karakter olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu azmi ve sabrı filimcilik deneyiminde bizlere yansımaktadır. Filmci Seyit amcadan şunu öğrendim”
“İnsan bir şeye inanmışsa, gönül vermişse, onu elde etmek, o işi başarmak için sonuna kadar çabalamalı, aksi halde bir