HüsnaGül

HüsnaGül
@Nurul11
-Arınankurtuldu kirlenen mahfoldu- HüsnaGül
Bu mücadeleyi vermenin ilk kurallarından biri müfsid özgürlük anlayışına direnmekten geçiyor. Sadece kötülüklere değil; kötülüğe götüren yollara, ipuçlarına, anlayıslara karşı da duvarlı olmalıvız. Çünkü çocuklarımızı, gençlerimizi, erkeklerimizi ve kadınlarımızı şehvet pazarının malları olarak gören bu karanlık güçler özgürlük, eşitlik, insan hakları gibi kavramları istismar ederek emellerine ulaşabiliyor. Bu kavramların istismar edilmesine izin vermek, geleceğimizi bu karanlık güçlere teslim etmek anlamına gelecektir.

HüsnaGül

@Nurul11
·
Fuhuş, kumar, uyuşturucu, çocukiarın cinsel istismarı gibi insanlığı tahrip eden suçların özgürlük ve insan hakları gibi kılıflar altında yasal koruma altına alınması yer alanda yuvalanan bu karanlık merkezlerin, yer üstündeki legal merkezlerle ilişkisi hakkında önemli ipuçları veriyor. İnsanlık, bu karanlık güçleri ver üstünde koruyan ve kollayan legal görünümlü merkezleri sıkıştırmadıkça çocuklarını bu karanlık güçlerin menfaatlerine kurban vermeye devam edecektir.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Fuhuş, kumar, uyuşturucu, çocukiarın cinsel istismarı gibi insanlığı tahrip eden suçların özgürlük ve insan hakları gibi kılıflar altında yasal koruma altına alınması yer alanda yuvalanan bu karanlık merkezlerin, yer üstündeki legal merkezlerle ilişkisi hakkında önemli ipuçları veriyor. İnsanlık, bu karanlık güçleri ver üstünde koruyan ve kollayan legal görünümlü merkezleri sıkıştırmadıkça çocuklarını bu karanlık güçlerin menfaatlerine kurban vermeye devam edecektir.
Çocukluğunda Vietnam Savaşı'nı anlatan bir film izlemiştim. Filmde Amerikan askerlerinin zulümleri de anlatılıyordu. Film, Amerikan yapımıydı. Çocuk aklımla babama, "Baba filmi Amerikalılar çekmiş neden kendilerini kötü gösteriyorlar” diye sormuştum. Babamın verdiği cevabı hiç unutmuyorum: "Oğlum, bu adamlar namussuzluk yapar para kazanır, yaptıkları namussuzluğu gösterir, yine para kazanır!"
Modern dünyanın sınırsız özgürlük anlayışı sınırsız bağımlılıklar üretmektedir. Geleneklerin, inançların, değerlerin sınırlamasından kurtulmayı "özgürlük" olarak empoze eden algı yönetmenleri yeni bir kölelik biçimi oluşturmuşlar; insanları hazza, keyfe, konfora ve teknolojiye bağıralı hale getirmişlerdir.
Nuşirevan hastalanır ve “bir harabede bulunan baykuşun etini yersem iyileşirim” der. Oğulları memleketi karış karış gezerler, lakin ne bir harabe ne de üzerine tünemiş bir baykuş görürler. Üzülerek babalarına bunu söylediklerinde bunu bilmesine rağmen Nuşirevan, memleketinde her yerinin bayındır olmasına sevinerek ölür. Oğullarına da bir mesaj vermiş olur.