Uzun yıllar boyunca ülkemizde şu
argümanlar bir önsatış olarak sıklıkla işlendi:
Ahlaktan bahsedenlerden korkacaksın
Hacıdan, hocadan ve bir de karanlık geceden korkacaksın! Yere bakan, yürek yakan.
Gerçekten de hacı ve hocaların içinden böyle tipler çıkıyor. Ki böyle denile denile mı oyle oluyərlar yoksa aralarındaki çürük elmalar mı bilemiyorum. Ama açıktır ki, ülkemizde "Hoca" ge- riciliği, yobazl ğı, bağnazlığı, riyakârlığı, sinsiliği ve menfaatçiliği simgelemiştir. Öğretmen ise, aydınlığı, bilgiyi, bilimi, fedakârlığı, aklı, düşünmeyi, dürüstlüğü, yardımseverliği vs. temsil etmiştir.
Gerçekte her iki grup içinde de her iki türden insan örneği bulmak son derece kolaydır. Ama önemli olan hangisinin altının çizileceği ve manşete çıkarılacağıdır.
Algı yönetimi uzmanları, camileri kendileri için kontrol edilemez tehlikeli mekânlar olarak gördükleri için ilk zamanlar etki meyi/itibarsızlaştırmayı seçmişlerdir. Bu sebeple, camile "çiçek-böcek hutbesi" denilen hutbeler vermiş ve halkın s konuşulduğu mekanlar olmaktan hızla çık mıştır.