çocuğun tarihine baktığımızda da yüzyıllar önce dayak, aç bırakmak gibi disiplin yöntemlerinin normal sayıldığını görü yoruz. Çocuk yok hükmünde bir canlıydı. İşte o dönemdeki çocuklar bizim atalarımızdı, sahip oldukları çok azdı ve travmaları pek fazlaydı. Her kuşakta bu travmalar biraz işlene rek aktarıldı. Tarihsel süreçte çocukluk kavramının değeri de buna paralel seyrederek arttı. Şimdilik zincirin son halkası biziz. Elimizden geldiğince kendimizden önceki nesillerin yüklerini eliyoruz. Az ya da çok çocuklarımıza aktaracaklarımız olacaktır. Bu tekamül süreci, bir gün muhtelif bir yerde birisi mutlu bir çocukluk yaşayıncaya dek sürecektir.
Müslüman erkekler ve müslüman kadınlar, mümin erkekler ve mümin kadınlar, (Allah’a) itaatkâr erkekler ve (Allah’a) itaatkâr kadınlar, doğru olan erkekler ve doğru olan kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, (Allah’a saygı gösteren) mütevazı erkekler ve (Allah’a saygı gösteren) mütevazı kadınlar, [sadaka] veren erkekler ve [sadaka] veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, namuslarını koruyan erkekler ve (namuslarını) koruyan kadınlar, Allah’ı çok hatırlayan erkekler ve (Allah’ı çok) hatırlayan kadınlar var ya, işte Allah bunlar için bir bağışlanma ve büyük bir ödül hazırlamış (olacak)tır. (Ahzâb 33:35)