'Bu nasıl bir efsanedir' diye başlamak isterim. Kitap hakkında genel bir yorum yapmayacağım henüz bitirmedim ancak şimdiden beni etkileyen ve derin düşüncelere götüren öyle cümleler var ki bunları paylaşmak isterim :)
" - Öyle adamların bağlılığı nasıl kazanılır peki?
-Geçerliliği kanıtlanmış yöntemler var: Kendilerini üstün hissetmelerini, gizli ve esrarengiz bir anlaşmanın taraflarından biri gibi hissetmelerini, acıları paylaşılıyormuş hissi yaşamalarını sağlamak. Onların bağlılığını kazanmak mümkün. Pek çok dünyada, pek çok kez başarıldı. " ~Syf.70
" ... ilk eğitimini öğrenmek üzerine almış... aldığı ilk ders de öğrenebileceğine inanması... Pek çok insanın öğrenebileceğine inanmaması daha da fazlasının ise öğrenmenin zor olduğuna inanması afallatıcıdır... her deneyimin bir ders taşıdığını biliyordu. " ~Syf.97
Kitaptan bu iki alıntı beni bağlamdan koparacak kadar düşündürdü özellikle şu birkaç yıldır sosyal medyanın her kesimden insanlar tarafından daha aktif kullanılması ile aslında geleceğimize dair birincil elden veriler elde ettik ki bu değerli bir argümantasyondur.
Her an herkesin ne yaptığımızı bilecek kadar evimize girmesini sağlayan sosyal medya ile yöneticiler, insanların duygularını stratejik olarak paylaşmak zorunda kalmıyor çünkü insanlar onların istediği duyguları yaşayacağı bir öğrenme dersi ile yetiştiriliyor ki bu da akıllara Aldous Huxley 'Cesur Yeni Dünya'sında ki laboratuvarda yapılan öğretileri getiriyor.
Bir başka akla gelen metofor ise Yevgeni Zamyati'nin 'Biz' adlı kitabındaki şeffaf cam daireler metaforu. Bunun günümüze yansıması ise elimize sığdırdığımız camlar. Bu camlar bizi “bitmek bilmeyen ‘bir şimdiki zaman’ yaşatan anlık iletiler ve imgeler dünyasında” kaybolmaya götürebileceğini tahmininde bulunduruyor. Bunun