Bir mümin gecekonduda daralmaz da namazı olmayan zengin sarayda yatta katta daralır genç kızlar Şam'da Bağdat'ta ayakta durur akranları Paris'te New York'ta yeşil reçete kullanır bu yüzden zaman zaman her nevi dünyevi şeye sahip olan kadının ya da erkeğin intihar haberiyle sarsılır kamuoyu Allah azze ve celle yüreklere sekinet indirirse kız çocukları Sümeyye olur erkeklerde Ammar soğan ekmek yiyip hamdeden fakirler yavrusunun tabutu başında İnna lillahi ve inna ileyhi raciun ayetini okuyup veren de sen alan da sen diyen anneler cennete yüreklerinde taşıyan müminlerdir namazları sekinet sürgünleri hicret ölümleri şehadettir onların müminler namazda huşuyu verip sekinete alırlarsa yüreklerindeki cennetle genişleyecek ve İslam şehirlerinden başlayarak beynamazları cehenneme çevirdiği dünyayı yeniden Cennetvari yeşerteceklerdir.
Niçin namaz kılan bütün kadınlarda enkazdan çıkarılırken çarşafini soran kadınınhassasiyeti; erkeklerde, yıkılan caminin önünde küfre meydan okuyan pir-î fânînin izzeti yok?!
Herşeyin bir bedeli var sekinetin bedeli ise huşudur. Ancak huşusu olanlar sekinete muhatap olurlar. Huşu da camiye yada namaza kırık dökük bir yürekle gitmekle olur gururla kibirle makam mevki takıntısıyla
camiye gidenlerin namazda işini aşını düşünenlerin huşudan nasibi olmaz.
Söylenecek çok şey varken bile sus. Susmak boyun eğmek değil, tam aksine olgunlaşmanın ilk adımıdır. Ve daima anımsa: Sen sustuğunda melekler konuşmaya başlar