Bir sabah uyanıp da her iki gününüzden birinin kaybolduğunu fark etseniz ne yapardınız? Bedeninizi bir başka sizle paylaşmak zorunda kalsanız?
Kaybolan O Günler son zamanlarda okuduğum en etkileyici eserlerden biriydi. Aslında çizgi romanlarda Fransız ekolü çok tercihim değildir, özellikle çizim stili olarak. Ama Kaybolan O Günler hem içeriği hem de çizimiyle resmen kalbime dokundu. Bitirdiğimden beri tekrar ve tekrar üzerine düşünürken buluyorum kendimi ve her seferinde farklı bir açıdan bakmaya itiyor beni.
Aslında biz kimiz? Yaşadığımız günlerin toplamı mı, yoksa kendimize anlattığımız hikaye mi?