O günlerde Sierva María, şarkılarda dedikleri gibi, aşkın her şeyin üstesinden gelebileceğinin doğru olup olmadığını sordu ona.
"Doğrudur," diye yanıt verdi babası, "ama sen yine de inanmasan iyi olur."
Düşünsene, dünyaya getirdiğin üç çocuktan biri katil, öbürü kurban, üçüncüsü ise yargıç ve cellat oluyor. Her gün katilleri öldürüyorlar ama onlar yine doğuyor ve katiller her gün vicdanı öldürüyor, vicdan ise katilleri idam ediyor, katiller de vicdan da hep hayatta. Biz nasıl bir sisin içinde yaşıyoruz ! Yaratıldığından beri insanların söylediği bütün sözleri dinler ve düşünürsün, "İşte Tanrı bu !" dersin. İlk günden itibaren insanların yaptığı bütün işlere bakarsın ve nefretle "İşte hayvan bu !" diye haykırırsın. İnsan binlerce yıldır kendisiyle işte böyle kısır bir mücadelenin içindedir, insan ruhu, kederden kurtulamaz, tutsak bir ruhun çektiği azap dehşet verici ve korkunçtur, nihai Yargıç ise gelişini hep ağırdan alır... Ancak o hiçbir zaman gelmeyecek, bunu sana ben söylüyorum: Sonsuza kadar hayatımızla baş başayız biz, insanoğlu !
En koyusundan siyah bir boya satın al, en büyük fırçayı eline al ve hayatımı dün ve bugün olarak en geniş çizgiyle ikiye böl. Musa'nın asasını al ve sel gibi akan zamanı ikiye böl, zamanın dibini kurut, benim bugünümü ancak o zaman hissedebilirsin.