Bakınız o siyah peçenin,siyah çarşafın,siyah saçların altında parlayan siyah gözlerden bir şey akıyor,güya siyah bir ışık ki baş döndüren ateşli bir sevda havasıyla vücudunu sarıyor,yakıyor,fakat okşayan bir ateş,bir ateş ki sıcak bir öpüş gibi...
Artık saklamaya nu lüzum var?İşte bütün hayal kırıklığı inde geçen gençlik sevdasının emellerinin özü. O aydınlık rüyalarının genç kızı,hayatında birinci ve sonuncu olmak üzere seveceği vücur,işte o biraz evvel gülerek,dudaklarını basarak,hafifçe başıyla selamlayarak, "efendim!" diyen Lamia'ydı.