Ohara

Ohara
~There's only one person in the world to decide what I'll do, and that's me~ -Bazen eleştiri sert olmalıdır, öyle değil mi?
159 okur puanı
Nisan 2024 tarihinde katıldı
Kitap Müsveddesi
1/10
Maça Kızı 8 adlı kitabı okudum, daha doğrusu okumaya çalıştım ama yarıda bıraktım, bitirebilirdim ama hiç içimden gelmedi. İçtenlikle söylemeliyim ki, bu tarz kitaplar toplanmalı piyasadan. Sadece para kazanmak için yazılan ve basılan, ticari kaygıdan başka hiçbir kaygısı olmayan yazarların ve yayınevlerinin birlikteliğinden doğan çok kitap var böyle. Gençleri zehirleyen ve onların psikolojilerini bozan rezil ve kepaze kağıt müsveddeleri bunlar. Bu kitap, erkeklerin kadınları sadece cinsel bir obje olarak görmesini romantize eden bir anlayışla yazılmış. Yazarın kadınlara ve ilişkilere yaklaşımı, derinlikten uzak ve gerçeklikten kopuk bir şekilde ilerliyor ki kendisi de kadın bu yazarın. Eminim ki böyle şeyleri ömründe yaşamamış ve böyle olaylardan da gram haz etmiyordur ama gel gör ki böyle iğrenç şeyleri gözünü kırpmadan yazabiliyor. Kitapta yer alan karakterlerin çoğu, stereotip ve sığ. Ana karakter Nazlı, sadece erkeklerin etrafında dönen bir figür, bir nesne âdeta. Bu, kadınların sadece erkek egemenliği altında var olabileceği gibi yanlış bir mesajı besliyor, üstelik bu mesajı bir kadın "yazar" veriyor. Karakterlerin duygusal ve psikolojik derinlikleri yerine, fiziksel özellikleri ve cinsel çekicilikleri vurgulanmış. Bu, romanın kadınları yalnızca birer nesne olarak gören bir bakış açısını pekiştirmesinden başka bir şey değil. Kitabın hikayesinin de elle tutulur bir tarafı yok; sürükleyici olmaktan çok uzak. Karakterler arasındaki ilişkiler, sahte dramalar ve yapay entrikalar, yazılmak için yazılmış zorlama şeyler. Hikâyede hiçbir karakter gelişimi veya anlamlı bir mesaj bulamamak da ayrıca hayal kırıklığı. Özetle, bu kitap hayal kırıklığından başka bir şey değil. İçerdiği saçma mesajlarla genç okuyucularımız üzerinde olumsuz etkiler bırakabilecek bir eser
Kitap İncelemesi
Maça Kızı 8 - 1. KitapDilara Pamuk · Artemis Yayınları · 20232,894 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Başyapıt...
2/10
·384 syf.··
2024 574. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2024 13:44
Evvet, bir klasiğin daha sonuna geldik. İçimi bir hüzün kapladı, böyle klasikleri bitirince sürekli aynı duyguyu yaşarım. Kimse Gerçek Değil adlı bu kitap, okuduğum en sığ ve anlamsız eserlerden biriydi. Zeynep Sey'in kullandığı dil bir yazarın ne kadar yeteneksiz olabileceğini gösteriyor. Dil o kadar basit ve çocuksu ki, okurken bir ergen günlüğü okuyormuş hissine kapıldım. Karakterler ise derinlikten tamamen yoksun; Işıl'ın psikoloji öğrencisi olmasına rağmen sergilediği saf ve naif tavırlar, gerçeklikten uzak ve iticiydi. Hikaye, başından sonuna kadar öngörülebilir ve sıkıcı. İnternetten tanışan genç kız ve Oflaz karakteri arasındaki ilişki, sadece romantik sahnelerle dolu ama hiçbir duygu veya tutku hissettirmedi. Olay örgüsü ise sadece zaman öldürmekten başka bir işe yaramadı. Edebi açıdan bu kitabı değerlendirmeye çalıştım ama olmadı, çünkü kitabın edebi bir değeri yok. İçerik zayıf, anlatım kötü ve karakterler inandırıcılıktan uzak. Kimse Gerçek Değil, sadece kitap okuma hızınızı artırmak için değil, aynı zamanda beyin hücrelerinizi öldürmek için de ideal bir seçim olabilir. Verilen herhangi bir puanı hak etmiyor ama ben yine de 2 puan vereceğim. Sonuç olarak, bu kitapla vakit harcamak yerine duvarları izlemek, pencereden dışarıya bakmak falan daha eğlenceli ve faydalı olabilir. Wattpad gibi platformlarda çok daha kaliteli ve düşündürücü eserler bulunuyor dersem de yalan olur. Bu yüzden, "Kimse Gerçek Değil" gibi kitapları okumak yerine edebi niteliği olan eserleri okuyun, kendinize bu iyiliği yapın.
Kötü Kitap
Kimse Gerçek DeğilZeynep Sey · Ephesus Yayınları · 20206,6bin okunma
Ödüllü Kitaplar...
2/10
·80 syf.··
2024 561. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2024 13:34
Varlık yayınlarının ödüllü şiir kitaplarını epey merak edip başladım okumaya. Bu kitap da okuduklarımdan biri. Ödüle layık görülen yaklaşık bir 5-6 kitabı okuma şansı buldum ama ne yazık ki çoğunu beğenemedim. Şiir kadar tehlikeli bir şey yok şu dünyada gerçekten. Ne desen olmuyor, senin gram beğenmediğini bir başkası arşa çıkarabiliyor. Senin kıymet vermediğin kitap bir başkası için müthiş bir önem arz edebiliyor. Öznel olduğu için zaten tüm bunlar. Dolayısıyla herkesin görmek istediği tarzlar, duygular ve hisler vardır, teknikler vardır. Ben yeni nesil şiirleri okuyunca robotların yazdığını düşünmeye başlıyorum. Sanki her adım planlı ve teknik, sanki son derece dikkat edilmiş ve profesyonel ama bu dikkat etmenin neticesinde insani duygulardan ırak, duygusal açıdan amatör ve yetersiz, son derece zayıf ve tatsız. Belki de şiir yazanlara bir yaş kriteri konmalı, bilmiyorum. Yani, bir şeyler yaşamalı kişi, çok şeyler yaşamalı. Sille yemeli, yerlerde sürünmeli, zirveyi görmeli belki de. Çok okumalı, okumalı ve okumalı. Değişik tarzları, değişik tarzdan sayısız eseri yalayıp yutmalı. Çok okumalı; her kesimden, her ırktan, en alttan ve en üstten sayısız insanı da okumalı. Vaziyet böyle olunca, şiiri yazan veya yazma cüretinde bulunanlar yaşamayınca, okumayınca, yaşamaya ve okumaya vakit bulamayınca, veyahut buna henüz yaşları el vermeyince ortaya böyle tablolar çıkabiliyor. "Peki nasıl ödül kazanıyor bu dosyalar?" diyecek olursanız inanın bunu ben de bilmiyorum. Benim bulamadığım bir şeyler buldular, bana dokunmayan bir şeyler dokundu onlara, ya da ne bileyim işte... Dikkat ettim de, ilk defa bu kadar yapıcı bir eleştiri yaptım. Burada da hislerim ve duygularım söz konusu elbette. Bazı, inanılmaz puanlar alan kitaplar okuyup sevmeyince adeta kafayı yiyorum, açıyorum
Şiir kitabı
Evrenin Sonuna Giderken Söylenecek ŞarkılarBilge Miray Aslan · Varlık Yayınları · 202212 okunma
Kıymetli Feylesoflardan pek Kıymetli Sözler
1/10
Ticari amaçlı yazılmış bir kitap. İlkokul çocuklarına hitap edebilir, kitabın giriş kısmında dediği üzere "en kolay şey öğüt vermektir" ucuz, bayağı öğütlerin yer aldığı, son derece sıkıcı ve faydasız bir kitap. Editörlüğe de bir parantez açmakta fayda görüyorum; kitap sanırım 100. baskısına falan yaklaşmış ve bayağı okunmuş fakat 50 sayfa falan okumama rağmen oldukça özensiz bir editörlük yapıldığını fark ettim. Bu kadar baskıda hâlâ böyle ise en başta söylediğim ihtimal kuvvetlenmiş oluyor; evet, bu kitap tamamen ticari amaçla yazılmış. Biraz bakındığımda da zaten bunun ikinci kitabının olduğunu da gördüm. Muhtemelen yazar ve yayınevi "az daha yolalım, nasıl olsa okuyorlar" diyerek sıvamış kolları ve basmışlar. Şu hayatta hakikaten de en kolay şey öğüt vermektir. Böyle kitaplardan da öğüt öğreneceksek yaşamayalım daha iyi. Fahişeden öğüt dinlenir bu kitaplardan dinlenmez. Şimdi kitabın içeriğinin nasıl olduğunu göstereyim: "Zamanın birinde şu bu isimli bir feylesof yaşarmış, pek bilgiliymiş. Matematikle, astronomiyle, fizikle ve her bi bokla ilgilenirmiş. Sözleri Anne babaya iyi davranın. Sesinizi yükseltmeyin. Öfkenize hâkim olun. İyi bir insan olun. (Şirinleri görme bonusu vardır)" Evet, kitap tamamen bu minvalde ilerliyor. Alıp ilkokul çocuğuna okutmam ben bu kitabı ama yüzüncü baskıya girmiş, hay Allah! Özetle, bilgelik diyarına yolculuk yapmak isteyen herkese tavsiyemdir!
İnceleme
Bilgelik HikayeleriCevdet Kılıç · İnsan Yayınları · 2018750 okunma
O HAYIN; ZALIM, VEFASIZ KİTAP.
1/10
·432 syf.··
2024 502. kitabı
Epeydir inceleme yazmıyordum, okuduğum kitapları kurcaladım ve kura çektim. Şanslı kitabımız Hercai imiş. Siz de hazırsanız başlayalım! Bu kitap, bir aşk hikayesini anlatıyormuş ama gel gör ki aşk kelimesini hak edecek tek bir sayfa bile bulamazsınız. İntikam ve aşkın iç içe geçtiği bir hikaye yaratmış yazarımız! Karakterlerin basitliği, o rollenmeleri, çekişmeleri ve aralarındaki ilişki, bir çöldeki kum tanesi kadar anlamsızdı. Mardin gibi büyüleyici bir mekânı bile harap etmişler. Bu muhteşem şehri, kitabın çirkin kurgusu ve karakterlerin sığlığı ile boğmuşlar. Mardin'in mistik atmosferini bertaraf etmiş pek kıymetli yazarımız. Dili zaten ayrı bir rezalet. Yazarın cümleleri birbirine düşman gibi, aralarında uyum yok. Sanki kelime dağarcığı bir ilkokul öğrencisinin seviyesindeymiş gibi. Kitabı okurken, insan kendini ortaokuldaki bir kompozisyon yarışmasını dinler gibi hissediyor. Sonuç olarak, bu kitap neden yazıldı bilmiyorum ama dizisi bile çekildi. Bu demek oluyor ki üzerinden çok fena para kazanıldı, yazık ki ne yazık... Eğer kıymetli vaktinizi harcamak ve okurken acı çekmek istiyorsanız, işte size mükemmel bir fırsat. Ama benim sizlere önerim; bu kitabı görmezden gelmek ve hayatınıza olduğu gibi devam etmek... Ha bu arada dizisi demişken, birkaç kez denk gelmiş ve bir göz atmıştım zamanında. Allah'ım ne kadar iğrenç bir diziydi böyle! E çünkü kaynağı ortada dizinin, iyi olma ihtimali var mı ki? Hele o erkek oyuncunun ortalıkta "Boboanne, boboanne!" diye gezinmesi, o ses tonu... Hatırladıkça içim geçiyor, neyse daha fazla uzatmayayım çünkü ben rahatsız oluyorum.
HercaiSümeyye Koç · Epsilon Yayınları · 20173,298 okunma