KABİL - SARAMEGO
Katıksız bir ateistin Tanrı eleştirisi.
Kitaba başlarken Habil - Kabil hikayesini Kabil’in açısından anlatacağını düşündüğüm bir kitaptı. Başlarda bu şekilde başlasa da sonrasında Saramego Kabil oldu ve Kabil’in bedeninde, yazarın sesini duymaya başladık. Tarihin dini şahsiyet odalarına, yazarın gözü, kulağı ve nefsi ile konuk olduğumuzu düşünüyorum. Kitabın sahibi yazar olsa da okuyucunun da kitabın sahipliğini üstlendiğini ve kendi penceresinden kitabı anlatıp yorumlama hakkı olduğunu düşünürüm. Bu sebepledir ki yazacaklarım yazarla benim aramdadır.
Kabil kitabına başlarken beklentim Kabil’i Kabil’den dinlemek, Habil’e pısırık, korkak ve güce hemen itaat eden gözle bakıp kardeşe, babaya ve Yaratıcı’ya yönelen bir eleştiri olacağını bekliyordum. Ancak yazar tüm otoritelerle karşı kendi penceresinden ahlak eleştirisi yapıyor.
Adem - Havva arasında Havva, Habil - Kabil arasında Kabil, Lilith - erkek arasında Lilith, peygamberler ve diğer şahıslar arasında diğer şahıslar ( ki peygamberler öyle anlatılıyor ki ihtiyar, aciz, kendi kararları olmayan, Tanrı’nın suç ortakları olarak tasvir edilmiş) daha ahlaklı. Tanrı Kadir-i Mutlak değil, kapısının önünde olandan haberi olmayan, torpille ustabaşı olmuş, Yaratıcılık kendinden değil de miras yoluyla gelmiş gibi. Okuyucunun algılamasına kararına bırakılmadan yazar tarafından bazı fikirler hazır sunulmaya çalışılmış gibi.
Yöneltilen ahlak eleştirilerinin sorulabilir şeyler olduğunu düşünsem de katıksız ateist olunsa da ahlaksızlığın kaynağının sadece Yaratıcı olarak görülüp yaratılana toz be günah kondurulmaması dikkatimi çekti.
Güçlü olana, belki erilliğe bukadar eleştiri varken Kabil’in gittiği her yerde erotizm ile var olması da ilginç bir detay.
Hasılı yöntemler ve sorularımız farklı da olsa evrenin