OKuur

OKuur
@OKuuurr
Çözülmüş bir problemin içinde yaşamak aptallara mahsustur.
6/10
·139 syf.··
2026 3. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mart 2026 01:34
KABİL - SARAMEGO Katıksız bir ateistin Tanrı eleştirisi. Kitaba başlarken Habil - Kabil hikayesini Kabil’in açısından anlatacağını düşündüğüm bir kitaptı. Başlarda bu şekilde başlasa da sonrasında Saramego Kabil oldu ve Kabil’in bedeninde, yazarın sesini duymaya başladık. Tarihin dini şahsiyet odalarına, yazarın gözü, kulağı ve nefsi ile konuk olduğumuzu düşünüyorum. Kitabın sahibi yazar olsa da okuyucunun da kitabın sahipliğini üstlendiğini ve kendi penceresinden kitabı anlatıp yorumlama hakkı olduğunu düşünürüm. Bu sebepledir ki yazacaklarım yazarla benim aramdadır. Kabil kitabına başlarken beklentim Kabil’i Kabil’den dinlemek, Habil’e pısırık, korkak ve güce hemen itaat eden gözle bakıp kardeşe, babaya ve Yaratıcı’ya yönelen bir eleştiri olacağını bekliyordum. Ancak yazar tüm otoritelerle karşı kendi penceresinden ahlak eleştirisi yapıyor. Adem - Havva arasında Havva, Habil - Kabil arasında Kabil, Lilith - erkek arasında Lilith, peygamberler ve diğer şahıslar arasında diğer şahıslar ( ki peygamberler öyle anlatılıyor ki ihtiyar, aciz, kendi kararları olmayan, Tanrı’nın suç ortakları olarak tasvir edilmiş) daha ahlaklı. Tanrı Kadir-i Mutlak değil, kapısının önünde olandan haberi olmayan, torpille ustabaşı olmuş, Yaratıcılık kendinden değil de miras yoluyla gelmiş gibi. Okuyucunun algılamasına kararına bırakılmadan yazar tarafından bazı fikirler hazır sunulmaya çalışılmış gibi. Yöneltilen ahlak eleştirilerinin sorulabilir şeyler olduğunu düşünsem de katıksız ateist olunsa da ahlaksızlığın kaynağının sadece Yaratıcı olarak görülüp yaratılana toz be günah kondurulmaması dikkatimi çekti. Güçlü olana, belki erilliğe bukadar eleştiri varken Kabil’in gittiği her yerde erotizm ile var olması da ilginç bir detay. Hasılı yöntemler ve sorularımız farklı da olsa evrenin
KabilJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201814,2bin okunma
Reklam
9/10
·517 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2025 20:16
Martin Eden Kitap 500 sayfadan oluşuyor ancak kitabın hissettirdekilerini, düşündürdüklerini de kitap yapsak muhtemelen binlerce Martin Eden kitabı kadar sayfa eder. Kitabın dili sanki Jack London mahalleden tanıdığınız bir dostunuz, akrabanız gibi de size nasihat ederken, dertleşirken Martin Edenla nasihat ediyor gibi. O anlatıyor sende bu sürece tanık oluyorsun. Tekrar eden uzayan duygular illaki var ama buda doğal olana olan tanıdıklığımızı artırıyor. Sayfalar sadece sayılardan ibaret kalıyor. Martin Eden süreç kitabı gelişimin dönüşümün psikolojik gerilimin kitabı. Renk gibi. Olduğu renk belli, olmak istediği renk belli. Ancak çıktığı karakter yolculuğu iki rengin karışımı yapıyor. Ne eskiye gidebiliyor ne de olmak istediği ulaşmaya çalıştığı hedefi onu mutlu ediyor. Aslında tek bir dayanağı var kendisi, kendine olan inancı ve güveni. Ruth ve onda imgelenen hayat Martin Eden için çölde görmüş olduğu serap gibi. Ona ulaşmak için sıcakla susuzlukla önüne çıkan her şey ile mücadele ediyor, ulaştığını sandığı anda ise bulmak istediği gerçeklik sahte. Kendisi aynı olduğunu kitapların hikayelerin eski Edenin yazdığını söylese de farklı biri zihinsel psikolojik olarak dönüşen biri artık. Aşık olduğu kadını girmek istediği hayatı onun işin yabancı. Hepimizin hayattan tanıdığı bir yabancılık. Okuyun, kitap sonunu ilmek ilmek işliyor sona geldiğinizde ise hissizlik kaldı durdum sadece..
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,7bin okunma
8/10
·106 syf.··
Beğendi
·
2024 3. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2024 07:24
Ölüme mahkum birini izlemek. Aslında hepimiz ölüme mahkum birileriyiz. Kitabın ana karakterinin farkı ise (bu arada adı ne? Kitap okadar adı geçmiyor ki sadece Marie’nin babası diyebiliriz) 6 hafta sonra öleceğini biliyor. Ölüm acısız olacakmış diyor ama ruhun bekleyişi. Adamın suçunu hiç bilmiyoruz. Masum mu değil mi , ne fark eder ki? Victor Hugo da böyle düşünüyor sanırım. Onun amacı ölen birilerini coşku ile seyreden halktan tiksindirmek belki bizi. Bir baba bir oğul bir eş ölürken alkış tutulur mu? Ya bir insan ölürken? Suçlu olması ölmesi eylemini masumlaştırır mı? Bunu sorgulatıyor kitap. Okurken şehit haberlerinin 45-46 saniye ekranda kalması aklıma geldi. Aslında ölüm okadar az yer kaplıyor ki insanlar için. Kızı bile daha hayattayken öldürmüştü babasını.
Bir İdam Mahkumunun Son GünüVictor Hugo · MaviÇatı Yayınları · 2018152,3bin okunma
8/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2023 10. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2023 17:02
Yalnızlık. Etrafında birkaç ses olsa bile yalnızlığını kendi oluşturan Zebercet. Geçmişi, duyduklarını sürekli kurgulayan sürekli orada yaşayan biri. Geleceğe dair bir düşüncesi yok, geleceği de. Bastırılmış cinselliğin, bastırılmış kişiliğin , yalnızlığın, kendi içindeliğin kitabı ve karakteri Zebercet
Anayurt OteliYusuf Atılgan · Can Yayınları · 202337bin okunma