Anlık dertlerin sanki ömrünün sonuna kadar süreceğine inanman sana kendini uzun süreler mutsuz hissettiriyor.
Unutma!
Dertler ve tasalar istasyona vaktinde gelmesi gereken trenler gibidir, vakti gelince gelir ve giderler. Anı yaşa, anda kal.
Kimse için değil, KENDİN için umursama
Mutlu olduğun anların kısa sürmesinin nedeni
mutlu hissettiğin anlarda; ‘bitecek, sona erecek benim bu mutluluğum’ demendir. Restoranda önüne gelen yemeğin lezzetinden çok, yemeğin sonunda hesabının geleceğini düşünmen, önündeki mutluluğun tadını çıkartmanı engelliyor.
Sen düşünsen de düşünmesen de, o hesap önüne zaten gelecek. Sen asıl, yediğin yemeğin, birlikte olduğun insanların, çalan müziğin yani yaşadığın AN’ın farkına varmalısın
ödeyeceğin bedel, orada duruyor onu ödeyeceksin
ama sen uğrunda bedel ödediğin şeylerden de yeterince mutlu olmuyorsun.
Geçmişte yanlış ya da eksik yaptıklarından ötürü bugün hala yoğun pişmanlık duyarak, ruhunu incitmekten bir an önce vazgeçmelisin, pişman oldun ve bitti, acıyı sürdürme.
Kendi canını kendisi yakana, kendi yarasını kendisi deşene karşısındaki neler yapmaz, düşün bir de merhametli değilse?