İyi trading, kendi fikirlerinize uyma kararlılığı ile hata yaptığınızı kabul etmenizi sağlayan esneklik arasındaki çok özel bir dengedir. Birşeye inanmanız gerekiyor, ancak aynı zamanda da çok kez yanılacaksınız. Güven ile tevazu arasındaki dengenin en iyi şekilde kavranması, edinilen yoğun deneyimler ve yapılan hatalar yoluyla öğrenilir. Yaptığınız işlemin öbür tarafında bulunan kişiye saygı duymalısınız. Her zaman kendinize şunu sorun: Bu kişi neden elindekini satmak istiyor? Benim bilmediğim neyi biliyor? Sonunda düşündüğünüzde, hem kendinize hem de diğerlerine karşı dürüst olmalısınız. Kanımca, bütün büyük trader'lar gerçeklerin peşinde olan kişilerdir.
Psikolojik olarak, performansım doğrultusunda faaliyetlerimi değiştirme eğilimi içerisindeyim. Kazandıktan sonra daha agresif, kaybettikten sonra ise daha sakin oluyorum. Bu eğilimler normaldir. Ancak bunun aksine zarara uğradığınız zaman hissi davranmanın ve kaybı telafi etmek için büyük bir pozisyona girmenin bedeli ağır ödenir.
En önemlisi disiplindir, eminim herkes size bunu söylüyordur. İkincisi, sabırlı olmak zorundasınız; iyi bir pozisyondaysanız, bunda oturabilmelisiniz. Üçüncüsü, piyasaya girmek için cesaret gerekir ve cesaret de yeterli miktarda sermayeden kaynaklanır. Dördüncüsü, kaybetmeyi de istemelisiniz; bu da yeterli sermayeyle ilgilidir. Beşincisi, kazanmak için güçlü bir istek duymalısınız.
Önemli bir pozisyondayken, hangi noktada hata yaptığınızı anlarsınız? Pozisyondan çıkmanızı ne belirler?
İşlemden bir veya iki hafta sonra zarar ediyorsanız, kesinlikle ha-ta yapıyorsunuz demektir. Hatta ne zarar ne de kâr durumundaysanız bile ve olayın üzerinden uzun bir zaman geçmişse, yine hata yapıyorsunuz demektir.
Bir pozisyona girdiğiniz zaman azami risk noktasını tanımlıyor musunuz?
Her zaman en kötü durumu belirleyen bir noktanız olmalıdır. Buna gelindiğini anladığınız zaman yapmanız gereken tek şey, hemen o durumdan uzaklaşmaktır.