"Laiklik prensibinde ısrar ediyoruz. Çünkü milli iradenin, insanlığa mal olmuş değerlerin belki de en mukaddesi olan din hürriyeti ancak laiklik prensibine bağlanmakla korunabilir."
Enflasyondaki artış, tüketim harcamalarını arttırmakta, dolayısıyla tasarruflarda ve yatırımlarda bir düşüşe yol açmaktadır. Bu durum hisse senedi ve diğer finansal varlıklara olan talebi azaltarak hisse fiyatlarında düşüşe neden olmaktadır. Ayrıca, enflasyondaki bir artış, artan girdi maliyetleri ile birlikte fiyatını enflasyon oranında artıramayan işkollarındaki şirketlerin kârlarını olumsuz yönde etkilemektedir. Bu işkollarında kârlarda ortaya çıkan azalış ise hisse senedi fiyatlarını düşürmektedir. Ayrıca enflasyon, şirketleri dış finansman sağlamaya yönlendirmekte, artan faiz yükü ve girdi maliyetleri, şirket kârlarını olumsuz etkilemektedir. Ayrıca, enflasyon ile birlikte sermaye maliyeti artacak ve hisse senedi değerlemesinde kullanılacak iskonto oranları da yükselerek hisse senedi fiyatları düşecektir.
Örneğin, stres altında olan insanların aldığı ortak karar, karar vermemektir. İşe başladıkları zaman ne yaptılarsa, onu yapmaya başlarlar. Broker'ları neyi önerirse onu yaparlar. Kısaca, basit olan herşeyi yaparlar. Oysa basit çözümler nadiren doğrudur. İnsanlar strese girdikleri zaman, çoğunluğa uyma eğilimi de gösterirler. Diğerlerinin hareketleri taklit edilecek en basıt örnektir. Çoğunluğa uyan kişilerin kararlar alması gerekmez, ancak bu yöntem para kaybetmenin garantili yollarınddan biridir.