Osman Aygün

Osman Aygün
@Oa89
free your mind
Bakterilerin gözünden canlılar
Yaşama bizim bakış açımızdan baksaydınız, siz ökaryotlar hava atmayı hemen bırakırdınız. Siz iki ayaklı insaymunlar, siz küt kuyruklu ağaç sivri fareleri, siz kurumuş lop-yüzgeçliler, siz omurgalı solucanlar, siz süngerler, siz ökaryotlar, dar bir alanda toplanan fark edilmez cemaatler, bakteriyel yaşamın üzerinde hoş bir köpükten fazla bir şey değilsiniz. Çünkü, sizi mey­dana getiren hücreler, biz bakterilerin milyarlarca yıl önce keşfettiğimiz eski hileleri tekrarlayan bakteri kolonileridir. Siz gelmeden biz buradaydık ve siz gittikten sonra da biz burada olacağız.
Sayfa 557·Kitabı okudu
Bilim
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Enerji
Dış enerjinin temel kaynağı güneştir. Güneş, bitki hücrelerinin için­deki simbiyotik yeşil bakteriler aracılığıyla, çıplak gözle görebildiğimiz tüm yaşamın tek enerji kaynağıdır. Enerjisi, yeşil güneş panelleriyle (yapraklar) yakalanır ve bitkilerdeki şeker ve nişasta gibi organik bileşik­lerin sentezinde kullanılır. Bir dizi kimyasal tepkimeyle, yaşamın geri kalan kısmı, başlangıçta bitkilerin güneşten kaptığı enerjiyle çalışır. E­nerji yaşam ekonomisi içinde, güneşten bitkilere, bitkilerden otçullara, otçullardan etçillere, etçillerden leşçilere akar. Her adımda, yalnızca yaratıklar arasında değil, yaratıkların içinde de, enerji ekonomisindeki her işlem masrafçıdır. Enerjinin bir kısmı kaçınılmaz olara ısı şeklinde boşa gider ve asla geri kazanılamaz. Güneşten kütlesel enerji akışı ol­masa, yaşam dururdu, ya da ders kitapları böyle söylerdi. Bu, hala büyük ölçüde doğrudur. Ama o ders kitapları bakterisiz ve arkesiz hesap yaptılar. Yeterince becerikli bir kimyagerseniz, bu geze­gende güneşle başlamayan alternatif enerji akışı şemaları düşlemek olanaklıdır. Muhtemelen ilk önce bir bakteri vardı: Güneş enerjisini keşfetmeden de önce, 3 milyar yıldan daha önce. Bir tür dış enerji kay­nağı olmalı, ama bu güneş olmak zorunda değil. Bir sürü cevhere kilitli kimyasal enerji, doğru kimyasal tepkimelerle serbest bırakılabilir enerji vardır. Canlı yaratıklar tarafından ekonomik açıdan çıkarılmaya değer kaynaklar, hidrojen, hidrojen sülfid ve bazı demir bileşiklerini kapsar.
Sayfa 556·Kitabı okudu
Bilim
Bitkiler
...yaşamın gerçek efendileri, bitkilerle buluştuğumuz yerdir. Yaşam hayvansız ve mantarsız olabilirdi. Ama bitkiler yok olsa, yaşam hemen son bulur. Bitkiler, neredeyse her besin zincirinin tabanında -tam temelinde- bulunurlar. Gezegenimizdeki en dikkate değer yaratıklardır; ziyarete gelen bir Marslının ilk fark edeceği canlı şey bitkilerdir. Şimdiye kadar yaşamış en büyük tekil organizmalar bitkilerdir ve dünyanın biyokütlesinin etkileyici bir oranı, bitkilerin içinde kilitlidir. Bu tesadüf değildir. Böylesine yüksek bir oran, neredeyse tüm biyokütlenin eninde sonunda, büyük çoğunluğu yeşil bitkilerle olan fotosentez yoluyla güneşten gelmesi ve besin zincirinin her halkasındaki işlemin, yalnızca yaklaşık yüzde 10 etkili olması gerçeğinden kay­naklanır. Yeryüzü bitkilerden ötürü yeşildir ve deniz yüzeyi de, eğer ü­zerinde yüzen fotosentezci halı, dikkate değer ölçüde yeşil ışık yansıtamayacak kadar küçük mikroorganizmalar yerine mikroskobik bitkilerden oluşsaydı, yeşil olurdu. Sanki bitkiler her santimetrekareyi yeşille örtmek, örtüsüz bir yer bırakmamak için yola çıkmışlar gibi. Çok anlaşılır bir nedenle, yaptıkları da büyük ölçüde budur zaten
Sayfa 505·Kitabı okudu
Bilim
Deniz Yüzeyi :)
Denizin yüzey tabakaları, uçsuz bucaksız çayırlardır; ot rolünü de, mikroskobik tek-hücreli algler oynar. Yüzey yiyeceğin bulunduğu yerdir ve otlayıcıların, otlayıcılarla besle­nenlerin, otlayıcılarla beslenenlerle beslenenlerin olması gereken yerdir.
Sayfa 471·Kitabı okudu
Bilim
Ön-Arka, Yukarı-Aşağı, Sağ-Sol
Bir yerde oturup kolları sallama ya da su pompalama dışında A nok­tasından B noktasına mesafe katetme anlamında hareket eden her hay­vanın, uzmanlaşmış bir ön uca ihtiyaç duyması olasıdır. Bunun bir adı da olabilir, buna baş diyelim. Yeni olanla ilk önce baş karşılaşır. Besini ilk karşılaşılan uçta almak, duyu organlarını da -belki gözleri, du­yargaları, tat ve koku organlarını- oraya toplamak anlamlıdır. Sonra ana sinir dokusu topağının -beynin- duyu organlarına yakın, yiyecek yakalama aygıtının bulunduğu ön uçtaki eyleme yakın olması en iyisidir. Bu yüzden başın bulunduğu ucu, öncü uç olarak, ağzın, ana duyu or­ganlarının ve varsa beynin bulunduğu uç olarak tanımlayabiliriz. Biraz önce çıkanları tekrar içeri almaktan sakınmak için atıkları ağızdan uzak, arka uca yakın bir yerde boşaltmak da iyi bir fikirdir. Bu arada, solucan­ları düşündüğümüzde bütün bunlar anlamlı olur; ama denizyıldızı gibi ışınsal simetrik hayvanlar için bu muhakemenin geçerli olmadığını size anımsatmalıyım. Denizyıldızı ve benzerlerinin bu muhakemenin dışında kalmalarının nedenini gerçekten anlamıyorum ve onlara "Marslı" de­memin bir nedeni de budur. İlkel solucanımıza dönersek, ön ve arka asimetrisini hallettik, peki ya yukarı-aşağı asimetrisi? Neden bir sırt tarafı, bir de karın tarafı var? Muhakeme aynıdır ve bu kez, solucanlar kadar denizyıldızları için de geçerlidir. Yerçekimi olduğuna göre, yukarı ile aşağı arasında bir sürü kaçınılmaz farklılık vardır. Deniz dibinin bulunduğu yer aşağıdır, sürtün­menin olduğu yer aşağıdır; güneş ışığının geldiği yer yukarıdır, üzerinize düşen şeyler yukarıdan gelir. Tehlikelerin yukarıdan ve aşağıdan eşit gelmesi olası değil ve her durumda bu tehlikelerin nitelik olarak farklı olmaları olasıdır. Bu yüzden ilkel solucanımızın uzmanlaşmış bir üst ya da
Sayfa 390·Kitabı okudu
Bilim