İki nesne (veya daha fazlası) kütleçekim tarafından birbirine çekildiklerinde, kütleçekimsel enerjinin hareket enerjisine, yani kinetik enerjiye, dönüşmesiyle bu kuvvet onların daha hızlı hareket etmesini
sağlar. Birbirini iten atom ve moleküllerin kinetik enerjisi, ısı dediğimiz șeydir. Örneğin bir yıldız, yaşama soğuk bir gaz ve toz
bulutu olarak başlar, ama küçüldükçe ve kütleçekimsel enerji kinetik enerjiye dönüştükçe ısınır. Bir önyıldız içeride yeterince sıcak olduğu zaman, nükleer füzyon etkileșimleri başlayabilir ve nükleer yakıt bitene kadar sıcak kalabilir. Ama hepsi, madde daha yoğun bir duruma çöktükçe kütleçekimsel alandan çıkarılmış ısı ile başlar. Bu, görünüşte termodinamiğin ikinci yasasını yok sayarak soğuk bir Evrende sıcak yıldızların oluşmasını sağlayan şeydir. Maddenin yoğunlukları entropi için kuyu gibidir.
Evrenin en garip özelliği, karanlık bir gökyüzünde saçımış parlak yıldızlar bulundurmasıdır. Tüm bu yldızlar, ısının sıcak
bir yerden, soğuk bir yere aktığı kuralına uygun olarak, soğuk Evrene ısı enerjisi savurmakla meşguldür. Eğer bu sonsuza kadar devam ediyor olsaydı, yıldızlar arasındaki uzay, yldızların kendileriyle aynı olan bir sıcaklıkta, radyasyonla dolu olurdu ve Evren dengede olmuș olurdu. Alternatif olarak, eğer yldızların sönmesi için yeteri kadar uzun süre beklersek, tüm Evreni bir yıldızın sıcaklığına getirecek kadar ısı üretemeyecekleri için, yıldızlar soğuk çevreleriyle dengede olarak soğuk közler haline geleceklerdir. Her durumda, eğer sıcak ve soğuk yerler arasında herhangi bir fark yoksa, ısı akamaz; Evren termodinamik dengededir (ya da hemen hemen aynı olan termal dengededir) ve enteresan hiçbir şey olamaz.
Genel gõreliliğin en dikkate değer özelliği zaman yolculuğu olasılığına imkân vermesidir. Şu anki zaman anlayışımızda, bir
yolcunun uzayzamanda, hem uzay hem de zamanda yolculuğun başladığı noktada bitecek bir yolculuğa gõtūrecek yolu takip
etmesini imkânsız kılan bir şey yoktur. Bu da zamanda geriye gitmenin yolculuğun bir parçası olduğunu sõyler.