İbn Mesud şöyle der: "Kuran, kendisiyle amel edilmek için gönderildiği halde siz sadece onun okunmasını amel kabul ediyorsunuz. Sizden sonra öyle kimseler gelecek ki Kuran'ı harflerin mahreçlerine riayet ederek pek güzel okuyacaklardır. Fakat onların en hayırlınız olduğunu sanmayın. Zira bildiği ile amel etmeyen kişi; ilaçların ismini sayan, özelliklerini anlatan ama kullanamayan hastalar gibidir. Ya da yemeklerin lezzetini anlatan ama yeme imkanı bulamayan açlar gibidir.''
Ebu Muhammed Feth b. Said el-Mevsıli şöyle demiştir:
"Hasta yemek, içmek ve tedavi edilmekten menedilirse ölmez mi? Elbette ki ölür. İşte kalp de aynen bir hasta gibi üç gün üst üste ilim ve hikmetten mahrum kalırsa manen ölür."
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَا لَكُمْ اِذَا ق۪يلَ لَكُمُ انْفِرُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ اثَّاقَلْتُمْ اِلَى الْاَرْضِۜ اَرَض۪يتُمْ بِالْحَيٰوةِ الدُّنْيَا مِنَ الْاٰخِرَةِۚ فَمَا مَتَاعُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا فِي الْاٰخِرَةِ اِلَّا قَل۪يلٌ ﴿38﴾
38. Ey iman edenler! Ne oldunuz ki, size “Allah yolunda sefere çıkın” denilince, yere çakılıp kaldınız. Yoksa ahiretten vazgeçip dünya hayatını mı seçtiniz? Oysa ahirete göre dünya hayatının yararı, pek az bir şeydir.
(Tevbe, 9/38)