Padişahların, halifelerin, sırmalı paşaların, sözde aydınların, gafillerin ve hainlerin yıkıp batırdığı memleketi ayağında çarığıyla köyünden gelen, yaşlı annesini, kundaktaki bebeğini, eşini ve ailesini, işgalcinin harabeye çevirdiği o Mehmet kurtarıyordu.
Bir başkomutanın ateş hattına girmesi görülmüş şey değildi. Fakat Bozkurt, avıyla arasına girilmesini istemiyordu. Onu bizzat parçalamadan bırakması mümkün değildi.
Kadınların çoğu, çocuklarını harap olmuş köylerinde iş göremeyecek kadar yaşlı yakınlarına emanet edip de göreve koşmuştu. İçlerinde yolda doğuran hamileler bile vardı. Gün fedakarlık günüydü ve Türk kadını, kanının son damlasına kadar mücadele için ne gerekiyorsa yapmaya hazırdı.