Zeyn

Zeyn
@Oblomovoks
Öğretmemişler bana duygularımı ifade etmeyi, Nedense hep yalnızlığı sevdirmişler..
Şayet okursanız kaideye almayınız.
Puan vermedi·126 syf.··
2022 50. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2022 23:59
Hiçbir zaman giriş cümlelerini kuramıyorum, hoş görün. En iyisi bodoslama konuya gireyim; Goethe 'nin daha önce hiç bir kitabını okumadım, bu okuduğum ilk kitabıydı. Kitap genel olarak baş kahraman Werther ve onun yakın arkadaşı Wılhem arasında geçen mektuplardan oluşuyor. Daha doğrusu Werther'in, Wılhem' a yazdığı mektuplar var yalnızca. Mektup türüne çok yabancı olduğumdan mı, yoksa kitap hakkında duyduğum abartılı yorumlardan mı bilmiyorum, kitap beklediğim gibi değildi. Bence okurlar tarafından çok fazla abartılmış. Evet ortada bir gencin, evli bir kadına beslediği duygulardan söz ediliyor. Ve sonunda bunun imkansızlığını anlayıp intihar etmesiyle sonuçlanıyor. Tabi birde yaşadığı bunalımlı, acılı, zor anları da görmezden gelemeyiz. Lakin beklentimi karşılamadı açıkçası. Yanlış anlaşılmasın lütfen, eseri küçümsediğimden yahut basit bir aşk hikayesi olduğundan dem vurmuyorum, Ki şimdi de yazıldığı dönemde de ses getiren bir eser, bu eserden sonra yaşanan intihar vakalarının artmasından dolayı bir dönem yasaklanmış bir eser. Aslında benden kaynaklı bir sorun da olabilir bilmiyorum. Belki ilerleyen zamanlarda bir kez daha okurum. Bu kadar insanın ısrarla okumamı tavsiye etmesi boşuna değil. Psikolojik ve toplumsal anlamda kitabın değindiği yerler çok iyi, ders verir nitelikte, lakin duygusal anlamda işe bakacak olursak, ben fazla etkili bulmadım. Kimi kitaplar vardır, okurken kitabı yaşarsın. Derin bir üzüntü veya aksine sevinç hissedersin. Kitabı genel olarak gece okudum,çünkü ağlayacağımı düşünmüştüm fakat olmadı.. Yanlnızca karamsarlığa düştüm.
Edebiyat
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024150,1bin okunma
Reklam
Başlıksız..
9/10
·84 syf.··
Beğendi
·
2022 23. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2022 11:08
Sevgi, kelimelerle ya da birkaç cümle ile anlatılacak bir şey değildir, keza Erbaş bu eserinde bunu gayet iyi bir şekilde anlatmıştır diye düşünüyorum. Yaşıyoruz Sessizce; bu bir şiir kitabı değil, bir figan, bir ağıttır. Bir insan; sevgisini,matemini, özlemini ancak bu kadar naif bir şekilde anlatabilir. 'Seni seviyorum' yahut 'Özledim' demenin bu kadar basitleştiği bir devirde böyle bir kitabı okumak gerçekten çok etkileyiciydi. Ölümü ,özlemi, matemi bu denli iyi betimlemeler ile anlatan az sayıda yazar-şaire rastlanır. 'Keşke Hatice Hanım hayatta olsaydı' dediğim anlar çok oluyor, hayatta olsaydı da Şükrü Erbaş bu kadar acı çekmesiydi. Lakin o zaman Erbaş yazar mıydı bunları? Yoksa mahrum mu kalırdık bunlardan. Ayrılık, ölüm mü bunları Erbaş'a yazdırdı? Ben Erbaş'ı 1000kitap uygulamasında tanıştığım, Erbaş ile aynı topraklarda doğan bir okur sayesinde tanıdım{Kendisine teşekkür ederim.}, ve iyi ki tanımışım. Erbaş' ı yalnızca birkaç şiirinden tanırdım, fazla tanıdığım bir yazar-şair değildi. Fakat şu an kitaplarını okudukça, aslında Erbaş'ı çok iyi tanıdığımı ya da onun beni çok iyi tanıdığını düşünüyorum. Çünkü kendimden bir çok şey buluyorum yazılarında. Kendi basit, işe yaramaz, cümlelerimin yanına Hoca' nın satırlarını, dizelerini yazmak istemiyorum. Lakin yazmadan da edemeyeceğim. 'Iki kişilik bir yalnızlığım fotoğraflarının önünde birisi alıp götürdüğün, ötekisi bırakıp gittiğin.. '{s.18} Diyor ki Erbaş 'Senden bir parmak yüksekte aldığım her soluk, kalbimi kurutuyor.' 'Seni unutacak ömrüm kalmadı.. '{s. 34} Tükendi gökyüzüm , kapandı günüm. {s. 39}
Şiir
Yaşıyoruz SessizceŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201616,1bin okunma
10/10
·48 syf.··
Beğendi
·
2022 12. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2022 19:42
# Spoiler içer(ebilir)ir. Izdiham, izdiham, izdiham.. Nasıl tarif edilir bilmiyorum ki, iyisi mi kendi dilinden tanıtalım izdihamı. İzdiham Arapçadan dilimize giren bir kelime olup zahmet ile kökteştir. Kelimenin köküne inince darlık, sancı anlamları karşılıyor bizi. Erhan İdiz' in dediği gibi: " İzdiham, bir gönül darlığıdır." Sadece' Hepimiz ölecek yaştayız." sloganı bile çekici gelmişti ilk gördüğümde.. Almaya fırsatım olmamıştı bir türlü. Lakin 52. sayısını aldım, muazzam bir dergi. Eğer dergi seviyorsanız mutlaka okuyun derim. Neresinden başlayayım bilmiyorum ki, her sayfası ayrı güzel. Öncelikle şunu belirtmek isterim, izdihamın şöyle bir özelliği var :Aboneliği yok. Yani abone olmak isterseniz abone olamıyorsunuz. Gerekçesini de şöyle izah ediyor izdiham; 'Kıyamet kopma ihtimaline karşı abonelik yoktur.' bu kadar içten samimi ve özgün bir dergi.. Kapak yazıları, arka fon çok çekici bir şekilde hazırlanıyor. (İnceleme mi yazıyorum, tanıtımını mı yapıyorum bilemedim. :) ) Dergide Yeşilçam'daki annemiz olan herkesin çok sevdiği, her zaman gülümseyen kadın Adile Naşit, Kara kıtanın beyaz kalpli kemancısı Lapsekili Tayfur, yine Yeşilçam'ın dev aktrisi Fatma Girik ile röportaj ve izdihamın kendi başlığıyla; Kendi yokuşunun güçlü sesi: Nilgün Marmara gibi önemli sanat insanlarının, yaşamları ve edebi kişilikleri ele alınmış. Bunların dışında izdihamın52. sayısı sadece 22 ve 23. sayfaları için de olsa alınmalıdır. Bu sayfalarda kitap okumamak için 15 neden sıralanmaktadır. Bunların birkaçından bahsetmekte fayda var. Şöyle ki; ! Düşünmek insanın huzursuz olmasını ve etrafında gerçekleşen olaylara karşı bir tepki duymasını sağlar. Neden kafa ve beden rahatınızı bozasınız ki! ! Kitap okumak başkalarını önemsemektir. Halbuki en önemli sensin, başkaları da kim
İzdiham
İzdiham - Sayı 52 (Ocak-Şubat 2022)İzdiham Dergisi · İzdiham Dergi · 2022370 okunma