Zanaatkarın nitelik için duyduğu arzu, motivasyon bakımından tehlike yaratır. Nesneleri mükemmel şekilde doğru elde etme takıntısı, çalışmanın kendisini bozabilir. Şunu iddia ediyorum ki beceriden yoksun oluşumuzdan ziyade kendi takıntımızı düzenlemedeki beceriksizliğimizden dolayı bir zanaatkar olarak hata yapmaya daha yatkınızdır.
Bu duvarlar kesilmeden önce bir bütün olan neredeyse bir metrelik sert plastiğin zımparalanması ile elde edilmişti. Üretim aşamasında ki elim hata işin tabiatı iken, bu materyallerin kalınlık konusunda bizlere yaşattığı zorluk, gözle ayırt edilemeyecek denli bir husus olduğu için tahammül ve kabul edilebilir sınırlarımız içerisinde yer alıyordu. Bilgisayar ve ölçüm aletleri dışında insanın gözü ile ayırt edemeyeceği bu detaylar cam, doğrama, duvar ve kaplama şeklinde karşımıza çıkarken son kertede kaplama olarak gelecek materyalin/ cephenin projeye uygun bir şekilde ortaya çıkmasına bu kez de yatayda üst üste gelen materyallerin kalınlığı izin vermiyordu. Burada neredeyse on beş ya da on altı kat boyunca katman katman üst üste gelen her bir materyalde bulunan mikro ya da milimetre ölçeğinde ki hatalar, yapıştırma malzemesinin katmanlar arasında ortaya çıkardığı kalınlık en son olarak gelen cephe kaplamasını yerine yerleştirdiğimizde ortaya müthiş bir sapkınlık ve hengame çıkarıyordu.
Zanaatkârlık sürekli, temel insan dürtüsüne, kendi iyiliği için görevi güzel yapma arzusuna işaret eder. Becerikli el emeğine kıyasla, zanaatkarlık çok daha cakalıdır; bilgisayar programcısının, doktorun ve ressamın işine yarar; yurttaşlık ve ebeveynlik dahi ustalıklı bir hüner olarak yaşama geçirildiğinde daha etkin olur. Bütün bu alanlarda zanaatkarlık nesnel standartlara, eşyanın kendisine odaklanır. Ancak toplumsal ve ekonomik koşullar çoğu kez zanaatkarın disiplininin ve yükümlülüğün önüne dikilir. Okullar iyi bir iş çıkarmak için gerekli araçları temin etmekte ihmalkar davranır; atölyeler nitelik için gösterilen çabayı tam olarak takdir etmez. Zanaatkarlık çalışmadan kaynaklanan gururla bireyi ödüllendirmiş olsa dahi bu ödüle kolay ulaşılmaz. Zanaatkar sıklıkla mükemmelliğin çelişkili nesnel standartlarıyla yüz yüze gelir; kendi iyiliği için güzel bir şey yapmak arzusuna rekabet baskısı, hüsran ya da takıntılar eşlik edebilir.
İyi bir öğretmen tatmin edici açıklama sunar; büyük bir öğretmen ise '' Arent öyleydi'' huzursuzluk yaratır, rahatsızlık verir ve tartışmaya davet eder.