Oğuzhan

Puan vermedi·58 syf.··
2020 33. kitabı
Yunan mitolojisinin hemen her detayını ilginç ve öğrenilmeye, çalışılmaya değer gören biri olarak Euripides ve onun eseri KYKLOPS'dan olağanüstü bir okuma keyfi aldım. Mitolojideki ilgi çekici karakterlerden olan kyklop, satyr ve Dionysos karakterlerini bir arada işleyerek euripides okuyucuya keyifli ve doyurucu bir metin sunmuş. Ayrıca günümüze ulaşabilen tek satrycon drama olması da ayrı bir önem ifade eder. Kitapta şarap ve eğlence tanrısı Dionysos'un korsanlar tarafından kaçırılmasıyla onun maiyetindeki satry topluluğun onu aramaya çıkması ve bu arama esnasında Aitna (Etna) adasına ulaşarak orada yaşayan kyklop Polyphemus'un kölesi olmaları ve Troya savaşından dönen Odysseus'un yiyecek takası amacıyla geldiği adada onun ve maiyetinin de esir düşmesi ile beraber satryler ve Odysseus'un Kyklops'dan kurtulma çabaları komedik bir dille işlenmiştir. Kitabın sağladığı akıcılık aslında trajedileri ile ön plana çıkan yunan kahramanlarının (Odysseus ve Dionysos gibi) bu eserde daha insancıl ve alaycı yönlerine değinilmesi ile gerçekleşiyor. Bunun dışında eserin üslubu ve içeriği günümüzde kahkahalar attıracak bir eser olmayabilir ancak döneminin komedya anlayışına uygun ve o zaman ki izleyenleri güldürebildiklerini düşünüyorum. Son olarak bu eserinde Homeros'dan fazlaca etkilenen Euripides'in diğer eserlerinin de okunmaya değer olduğunu düşünüyor ve tavsiye ediyorum.
KyklopsEuripides · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020714 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·259 syf.··
2020 31. kitabı
Dehşet verici, trajik ve en önemlisi de delicisine tutkulu bir hikaye! Kitap hakkındaki duygularım henüz daha tazeyken yazmak istedim. Öncelikli olarak kitabın yazarı Marry Shelly'e duyduğum derin saygıyı ifade etmem gerekiyor. 19. Yüzyılın sosyal şartları ve genel toplum yapısı ve kadına bakış tarzının günümüzden çok daha farklı olduğu bir dönemde böyle bir eser yazıp, gotik tarz ile süslenmiş, ürkütücü, çılgın ve bir o kadar da üzücü olan, Frankenstein'ın ve onun hayat verdiği canavarın hikayesine tanık olmamızı sağladığı için Marry Shelly'e teşekkürlerimi sunmam gerekiyor. Kitabın ilham aldığı eserler arasında John Milton'un 'Kayıp Cennet'i, Plutarkhos'un 'Paralel Hayatlar' ve Goethe'nin 'Genç Werther'in Acıları' kitapları bulunmakta ( Bu kitaplara hikayenin içinde bolca gönderme bulunuyor zaten ). Bu ilham kaynaklarına bağlı olarak da yazarın önümüze sunduğu hikaye kendi mükemmel korku ve gerilim tasvirinden öteye uzanarak mitolojiye, tarihe, duyguların ustaca tasvir edilişine ve hatta bilim kurguya uzanan bir harita çizmiştir. Hikaye, Victor Frankenstein isimli bir bilim adamının (!) Kuzey Buz Denizi'nin en ücra köşelerinde ölmek üzereyken, Walton isimli bir kaşifin kaptanlığını yaptığı bir denizci grubu sayesinde kurtulması ile başlar. Gemi tayfasının kurtardıkları adamın ve peşinde olduğunu düşündükleri bir yaratık hakkında merakları üzerine başkahramanımız Victor Frankenstein, huzurla sürdürdüğü çocukluk yıllarından itibaren nasıl dehşet verici bir hayat hikayesine sahip olduğu, yarattığı canavarın yol açtığı kötülükler ve sonunda ulaşmak istediği bir amaca kadar bütün hikayesini anlatır. Bilim kurgu türünün ilk, korku türünün ise en önemli mahsüllerinden biri olarak kabul edilen 'Frankenstein ya da modern Prometheus' insani duygularımızı en üst seviyeye
Frankenstein ya da Modern PrometheusMary Shelley · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202021,8bin okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2020 30. kitabı
İthaki bilim kurgu serisinde okuduğum ilk kitap ve Sovyet dönemi bilim kurgu yazarlarının en önemlilerinden ikisi olan Boris ve Arkadi Strugatski kardeşlerin 'Noon' evrenine giriş için ideal bir kitap. Kitabın hikayesi ise zorbalığın, cehaletin, nefretin değerli bir nimet gibi görüldüğü bunun aksine bilginin, erdemin ve ilerlemenin önünün kesildiği Arkanar isimli gezegende geçmektedir. Feodal ve baskıcı bir rejimin kendi faşizan devlet uygulamalarını halka dayattığı ve toplumunda bu çürümüşlüğü zorla da olsa benimsemesiyle, toplumsal ve idari bir ortaçağın yaşandığı bir gezegen tasviri yaratılmıştır. Bunun yanında Dünya gezegeninde ise komünar bir meritokrasi ile sağlam, barışçıl ve hayal edilen en iyi düzen kurulmuştur. Dünyadan Arkanar gezegenine gönderilen bir tarihçi ve gözlemci olan Anton'un ( Don Rumata) gözünden Arkanar gezegenindeki yozlaşmış kişilikler ile mücadelesini ve umut beslediği insanları kurtarma çabasını ve bu sırada yaşadığı çelişkili duygulara şahit oluruz. Kitabı okurken, Sovyet Cumhuriyeti'nin 1960'lı yıllardaki politikalarından, ideal devlet düzenine ve insan doğasının sorgulanmasından, Komünar bir toplum düzeninin ihtiyaçlarına kadar pek çok konunun hikayenin arkaplanında işlendiğini hissedecek ve bunun yanında klasik bilimkurgu anlatılarından farklı ancak doyurucu bir kitap olduğunu anlayabileceksiniz.
Tanrı Olmak Zor İşArkadi Strugatski · İthaki Yayınları · 20181,577 okunma