Oğuz

Oğuz
@OguzzHan
Mum Aleviyle Oynayan Kedinin Öyküsü
Mum Aleviyle Oynayan Kedinin Öyküsü Bir mum yanıyordu bir evin bir odasında O evde bir de kedi vardı. Geceler indiğinde kendi havasında Mum yanar, kedi de oynardı. Mumun yandığı gecelerden birinde Kedi oyunlarına daldı. Oyun arayan gözlerinde Mumun alevi yandı, Baktı, Mumun titrek alevinde Oyuna çağıran bir hava vardı. Oyunlarını büyüten kedi büyüdü Kendi türünde çocukcasına, Döndü dolaştı, yavaş yavaş yürüdü Geldi mumun yanına, oyuncakcasına. Bir baktı, bir daha, bir daha baktı Mumun alevinin dalgalanmasına Uzandı bir el attı. Bıyıklarını yaktırmadan anlamayacaktı.. İlk kez gördüğü mumun yakmasına İnanmayacaktı. Kedi, oyunlarında büyüyordu, Mum, üşüyordu yanmalarında. Zaman ikili yürüyordu Aralarında.
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
8/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2016 90. kitabı
Türkiye'de hukukun felce uğradığının somut göstergesi olarak okuyabileceğimiz bir kitap. Bir Genelkurmay Başkanının "terör örgütü kurma" iftirası üzerine tutuklanması, dikkat edin "suç"u demiyorum, iftirası! Türkiye'de hukuk sistemi ne zamandan beri iftiraları gerçek suçlar gibi kabul etmeye başladı? İlker Başbuğ'un haksız yere çalınan iki senesi ve daha nicelerinin, çalınan seneleri, hayalleri ve hayatları...
Siyaset
Suçlamalara Karşı Gerçeklerİlker Başbuğ · Kaynak Yayınları · 2013398 okunma

Oğuz

, bir kitap okudu
8/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2016 90. kitabı
İlker Başbuğ
8.1/10 · 398 okunma
3. Dünya Savaşı Başladı
Dünya üzerinde bir çok olgunun 11 Eylül 2001'den sonra değiştiğini bilmeyen kalmamıştır. Bana göre bundan belki bir 100 yıl sonra tarih kitaplarında "Yakın Çağı kapayan olay" olarak anılması muhtemeldir. Günümüzün kısmen stabil ve tek kutba doğru giden uluslararası ortamda, savaş kaideleri de değişmiş; özellikle Soğuk Savaş sonrasında konvansiyonel savaşın caydırıcılığı karşısında alternatif harp sahaları arayışı başlamıştır. Bunun en önemli belirtilerinden biri, gittikçe öneminin daha çok arttığı Siber Savaşın yanında Vekalet Savaşlarının (Proxy War) dört bir yanımızı sarması dahası Ortadoğu'dan kaynaklanarak bir fırtına gibi bütün Dünya'ya yayılmasıdır. İşte, günümüzde iki büyük düzenli ordunun karşı karşıya gelerek bir harp icra etmesinin sonucundaki yıkımı hiçbir devlet göze alamayacağından konvansiyonel bir savaşın meydana gelmesi imkansıza yakındır. Peki, devletler düzenli ordularını kullanmazlarsa, etkinliklerini, saygınlıklarını ve çıkarlarını nasıl koruyabilirler? Tabi ki, literatürde düzenli bir birlik sayılmayan ancak silahlı gücü bulunan örgütleri kullanarak... Yeni Dünya düzeninde beşinci nesil savaşlara her gün şahit olmaktayız, işte, bakınız: Fırat Kalkanı Operasyonu. Eski bir asker olarak analizlerim sonucu 3. Dünya Savaşının başladığını düşünüyorum ve ironik taraf otoritenin bunu kitlelere belli etmemeye çalışmasıdır. (15.12.2016)
20 sene önce, 1996… Avrupa Birliği'ni arkasına alan Kıbrıs Rum Kesimi, küstahlaştı, Türk sınırını delmek için eylem organize etti. Hadiseyi dünya çapında şova dönüştürmek için bin kadar motosikletliyi Kıbrıs'a getirdiler, motorlarla Lefkoşa'dan sınırı geçip, Türk topraklarına girecekler, Girne'ye gidecekler, Girne Kalesi'ne Yunan bayrağı çekeceklerdi. * E gelecekleri varsa, görecekleri de vardı tabii… Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri sınır boyunda önlem aldı. ABD'nin Ankara büyükelçisi arabulucu olmaya çalıştı, hiç olmazsa silah kullanmayın diye rica etti. İyiniyetli davrandık. Silah kullanmadık. Taşlı sopalı kavga çıktı. Rumlar dövüle dövüle püskürtüldü. Bu kapışmada bir Rum öldü. * İki gün sonra… Rum Kesimi yöneticileri, Türkiye'ye başvurdu, Rum eylemcinin öldüğü yerde ayin yapmak için izin istedi. Gene iyiniyetli davrandık. İzin verdik. Bin kişilik grup papazlarla mapazlarla birlikte ayin yapacağız ayağıyla sınıra geldi. Rum karakterini gayet iyi tanıdığımız için elimiz tetikteydi, ki… Gene yanılmamıştık. Aniden koşmaya başlayıp, sınırı geçmeye çalıştılar. Solomon Spiru Solomo isimli fanatik, kalabalığın arasından sıyrıldı, topraklarımıza girdi, bayrak direğine tırmanmaya başladı. Aklınca Türk bayrağını indirip, Yunan bayrağını çekecekti. Megafonla uyarıldı. Dinlemedi. * Tık! Tek mermiyle vuruldu. Boynundan yedi. Armut gibi düştü. * Rumlar çil yavrusu gibi dağıldı, papazlar eteklerini tuta tuta en önde, gerisi arkada, eylem bitti. * Uluslararası anlaşmalar gereği haklıydık, Rum Kesimi dünyadan beklediği tepkiyi bulamadı. Bunun üzerine ne yaptı? Enteresan bi oyun tezgahladı. Kendi kendine çadır mahkemesi kurdu, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Hasan Kundakçı ve hadise sırasında orada görevli bulunan altı subayımız hakkında dava açtı. Gıyabi
Hukuk