Okuma klübü sayesinde Mustafa kutlu kitaplarıyla yeni tanıştım.Okumadan önce içimde sekiz-dokuz sene öncesi Sezai Karakoç yitik cenneti'ni ,diriliş neslinin amentüsü'nü gün doğmadan'ı ve birkaç kitabını daha ardarda bir solukta okuduğum anlar gelmişti aklıma.Sıra arkadaşımla kitabın büyüsüne kapılıp tüm ev ahalisine yayılan telefon konuşmalarımızı da :) O yıllarda imanıma,ruhuma, Tanpınar'ca tahayyüleme🙃 bir incelik kattığına eminim Karakoç'un. Şimdilerde o inceliğin ne kadar değiştiğine de emin oldum Kutlu sayesinde.Çünkü Bu türü yıllar sonra ikinci kez okuyunca Karakoç gibi hissettireceğini sanmıştım,Belki kutlu'yu Karakoç'a çok yanlış bir benzetmeyle bağdaştırıp okudum,böylece
bir önyargı edinmiş oldum.O eski ruh inceliğimin kalmadığını hissettirdi ,bir yandan da ilk geçliğimdeki o konularda kafamda filizler çıkartacak şeyler,ikna edecek cevaplar bulma arayışlarım,şimdi değişmeyen bazı değerlerimi buluşlarımı getirdi aklıma :) Kutlu'yu okurken zorlanmalarımdan ve istemsiz kıyaslamalarımdan dolayı hakettiği gibi okumadığımı da düşündüm, üzüldüm.Eser ,isim,konu çok gerçek,çok içimizden bir hikaye ama sanırım okumam ve sindirmem için doğru bir zaman değildi. İlk okuma klübü kitabım olduğun için,eksiklerimi,törpülemem gereken ve korumam gereken şeyleri de ve çocukluğumu da hatırlattığın için çok değerlisin,Ya tahammül ya Sefer-Mustafa kutlu