Herkese merhaba . Üzerine düşündüğüm bir kitap olduğu ve cümlelerimi kitabın değerine yaklaşacak biçimde kurabilmek istediğim için şu an paylaşıyorum yorumumu .
.Kitap monolog halinde ilerlese de içimizde yaptığımız sorgulamalarla diyaloga döndürdüğümüz hatta anlatıcının da yaşamını başkasına aktarmaktan ziyade onu kendi kendine sohbet ederek sorguladığı bir kitap bu.Anlatıcı , geçmişteki fasülye ayıklama ritüellerine dönerek ritmik ritmik ilerlettiği anlatıda bu eylem sayesinde çocukluğunun mutlu günlerinden ve hep beraber olmanın getirdiği mutluluktan bahsediyordu bana kalırsa.
.Bunun yanında ,insanın dışardan bakıldığında dümdüz olduğunu ama kabuğunu kaldırınca içinde parça parça pek çok farklı duyguyu hatta kişiyi barındırdığını tıpkı ayıkladıkları fasulyeler gibi olduğunu anladığımız bir kitaptı .
.Yazar bence bu kitapta bireysel bakış açısıyla birlikte toplumun bakış açısını ,hislerini yansıtmayı başarmıştır.Savaş yıllarını ve savaş sonrası dönemi kendi hayatından yola çıkarak anlatırken hayallerini gerçekleştiremeyen belki de savaş yüzünden hayatı baltalanan birçok kişiye de bir örnek niteliğinde anlatı sunmuştur . Özellikle kaderi ,savaşın kader olup olmadığını ve böyle bir kaderin neden yazıldığını sorgulayan yazar işin aslına bakarsak hayatı sorgulama üzerine bir tez yazmış .
.Beni ne çok etkileyen kısım ise kitabın sonlarına doğru “Ne kadar yaşarsak yaşayalım hayatı anlayamayacağımız gerçeğini “sorgulaması oldu .Gerçekten de öyle değil mi ? Bazen neyi neden yaşadığımızı anlamıyoruz ya da kurduğumuz küçük bir hayalin neden gerçekleşmediğini. Zaten hayat ne ki gerçeklememiş beklentiler çukuru ve bir tutam da geçmişe özlem değil mi ? Hayır hemen geri adım atmayın bu kadar karamsar anlatmıyor yer yer gülüyorsunuz okurken :)
.Olaysız dağılalım yani içinde
Sen hayatı ucundan yakalamışsın ,keyfine göre bazen sıkı sıkı tutuyorsun o ucu bazense gevşetiyorsun …ben kaçırmış gibiyim sürükleniyorum…hayat ve aşk hiç adil değil anlıyorum…
İyi değilim ben demiştin ,ben de değilim demiştim .. gözlerim dolmuştu senin de sesin titremişti ..sonra yine gündelik konulara girmiş ,konuyu kapatmıştık..Konuşulmayan her mesele büyür ve bitirir en sonunda bir şeyleri..Fırsat varken konuşun ,geç olur sonra