İçimizde Yeni Şeyler
Orhan Veli'yle elli küsur yıl önce yapılmış bir röportaj.
Gazeteci aynen şöyle sormuş: "Günün birinde bu yazdığınız şiirleri bırakıp ciddi şeyler yazmayı da düşünüyor musunuz?"
Zavallı Orhan Veli, bugün pek rastlanmayan bir edebiyatçı terbiyesiyle yanıtlamaya çalışmış: "Şahsen yazdıklarımın ciddi oldu-
gu kanaatindeyim..."
Gazetecinin bu yanıttan hoşlanmamış olduğunu tahmin edebi-liyorum. Biz insanlar yeni şeylerden pek hoşlanmıyoruz çünkü.
Galiba biraz da haklıyız: eski şeylere bile zor ayak uydururken
başımıza bir de yeni işler açmak istemiyoruz işte. Hayatın terazisinde güçbela kurduğumuz dengeyi tehdit edecek yeni bir ağırlığa tahammülümüz yok.
Orhan Veli herhalde bu yüzden "ciddi şeyler" yazmamakla
eleştirilmiş. Şiirleri fazla sade, fazla insancıl olduğu için kuşkuyla bakılmış hep. Bir de zaten kırklı yıllarda geçiyor olay. O zaman ne bilsinler onun yeni şeyler söylediğini.
Aslında şimdi de yeni şeyler söylemek lazım.
Belki de asıl şimdi yeni şeyler söylemek lazım. Aradan geçen sürede ciddiyetin çatık kaşları her yerden görünür oldu çünkü.
Ciddiyet bize diyebilir ki "Güneşin altında yeni bir şey yok"
O zaman, bugüne kadar söylenmiş olanları, bambaşka bir şekilde söylemek lazım. Tazelensinler, hiç söylenmemiş gibi olsunlar diye.
Yeni cümleler kurmak lazım. Özneyi ve yüklemi bambaşka şekillerde bir araya getirerek. Harfleri ve heceleri hiç gitmemiş oldukları adreslerde buluşturarak.