Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Şarabımı yavaş yavaş yudumladım. "Sen böyle bir şeyi daha önce yaptın mı?" diye sordum. "Yani hiç... Birinin sihrine bağlandın mı?" Pazarlıkçı bana öyle bir baktı ki aşağılarda bir şeyin eridiğini hissettim. "Kendimi ruh eşime bağladım. Bu sayılır mı?" Kadehime doğru gülümsedim. "Sen şimdi ruhunun bir parçasına sahip olduğumu mu söylüyorsun?" Gözleri kıvrılan dudaklarıma kaydı. "Bir parçadan da fazlası, Melek."
“Seninle paylaşmak istediğim bir sırrım var.”
“Gözlerimi kapadığımda tek görebildiğim şey yüzünün şekli ve gülümsemenden yayılan ışık. Sen benim karanlık gecemin yıldızısın, Melek.”
Dudaklarını kulağıma dayadı."Benimle ilgili bir gerçeği bilmek ister misin?"
"Her zaman," dedim ve yüzünü daha iyi görebilmek için başımı çevirdim.
Elimi tuttu ve göğsüne bastırdı. Avucumun altında kalbinin hızlı attığını fark ettim.
Gözlerim göğsünden yüzüne kaydı.
"Ne zaman senin yanında olsam böyle oluyor," dedi.
"Biliyor musun," dedim, "Seni özledim. Hem de her gün." Yedi yıllık bir sızıydı. Dinmesi gerekirdi ama asla dinmemişti.
Uzun bir süre sessiz kaldı. Nihayet itirafta bulunarak, "Ben de seni özledim," dedi.