Bir kitabın hikâyesi ve olay örgüsü sizin için çok anlamlı olmayabilir, kitabın karakteri ile kendinizi hiç özdeşleştiremeyebilirsiniz, karakteri hiç de sevemeyebilirsiniz. Belki karakteri zayıf bulabilirsiniz, yapmadığı şeyler için sinirlenebilirsiniz. Bu da öyle kitaplardan birisi. "Yitik bir adam"ın hikâyesini anlatıyor. Ama adam neden yitik? İşte bu soru önemli. Ergenliğinin ilk yıllarında cinsel istismara uğramış ve sonrasında hapse girmek zorunda kalmış, hiç hayal kuramamış, ne istediğini bilememiş, bir şey istemesine pek de izin verilmemiş, belki de bu hakkı kendinde görememiş, ve yaşamı "et parçası olmanın" ötesine gidememiş bir adamın yalnızlık ve boşlukla örülü hikâyesi.
Yalın, uzak ve soğuk bir dil kullanmış yazar. Bence bu adamın hikâyesi için tam da olması gerektiği gibi.