Küçük yavru , insanlar gibi düşünebilseydi yaşamı yemek hırsı , dünyayı ise avlayanı ve avlananı , yeneni ve yenileni ile bitmek bilmeyen bir kovalamaca olarak nitelendirecekti .
Ne se‘âdet olasın leb-beste
Olasın dağdağadan vâreste
Bend olup râhgüzâr-ı dehenin
Ola âsûde diyâr-ı bedenin
Açıklaması: Ne saadettir ki dudağın kapalı olunca bütün boş işlerden uzaklaşırsın. Ağzına giden yolları (oruçla) kapat ki beden şehrin rahatlasın.
Dağları dertle gezen, nergiste sararmış benzini görür. Yalnız şekle şemaile bakan bir taçtan ibaret sanır. Karanlıkta kalan, onu ışık bilir. Hasret çeken, nergisi sevdiğinin gözü gibi düşünür. Zaten insan, hayatı olduğu gibi değil, baktığı gibi görür. Gönül düzelirse, bakış güzelleşir. Kâinata ibret nazarıyla bakarak, lisanlara dualar doluşur.