Bilnur Yıldırım

Uğursuz konakta gece açan çiçekler
10/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2026 48. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2026 19:47
Bu kitapta anlatıcı bir ölü… Evet şaşırtıcı ama bir ölünün hatta iki ölmüş ismin ağzından koca bir hikayeye şahit oluyorsunuz. Son zamanlarda okuduğum en derin en iyi romandı diyebilirim. Tarık Tufandan okuduğum ikinci kitaptı ilk kitabı da şok etkisi yaratmıştı ama bu bambaşka… Bütün kitaplarını bir solukta okumak isteyeceğim iyi ki tanımışım dediğim bir yazar. Edebi diline gelecek olursak bence bütün kitaplarında ortak bir nokta bu müthiş bir şiirsel dili var ve kelimeleri çok iyi kullanıyor. Derviş Ali ve Halidenin iç sesinden İstanbulun tüm çığlıklarını yangınını imkansız aşklarını sıkılmadan bir solukta müthiş bir betimleme ile okuyorsunuz. Bu kitap incelemesinde özet geçmek istemedim çünkü herkes okumalı diye düşünüyorum. Şahsen ben hiç bitmesin istedim. İyi ki okumuşum.
Duygu ve Düşünce
Gece Açan ÇiçeklerTarık Tufan · Doğan Kitap · 20258,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sus ey nefsim sus…
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 46. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2026 18:15
Hiçbir şeyin tesadüf olduğunu düşünmeyenlerdenim. Karşıma çıkan insanlar okumam için tavsiye edilen kitaplar hiçbiri tesadüf değil ve her şeyin bir zamanı kesinlikle vardır. Bu kitap hiç listemde dahi yokken ama uzun zamandır da üstüne düşündüğüm bir konu ile ilgili olduğu için iyi ki karşıma çıkmış. Ve iyi ki okumuşum diyorum. Bunca zamandır kitap okurum kelime haznem bu kitabı ifade etmeye yetmiyor. Eminim herkeste bıraktığı etki güzel olmakla birlikte farklı da olacaktır. Kitap roman türünde yazılmış fakat bir kere okuyup kenara bırakılacak bir kitap asla değil, aksine ya defalarca okumak gerek ya da açıp ara ara bakmak gerekir diye düşünüyorum.
Edebiyat
Ene 'Sus Ey Nefsim'Fatih Duman · Nesil Yayınları · 20228,5bin okunma
Geçmişin Yükü
9/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 45. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mart 2026 10:34
Tarık Tufandan okuduğum ilk kitaptı. Sanırım yazarla tanışmak için güzel bir kitap seçimi yapmışım. Kitabın sonu öyle bir şok etkisi yarattı ki bende tarif edemiyorum hatta içimdende dedim ne güzel sakin sakin gidiyor kitap. Son iki sayfanın bütün kitap boyunca olanları alt üst edeceğini nerden bilebilirdim. Hikaye baş karakterin kanser olduğunu öğrenmesiyle başlıyor. Yalnız yaşayan karakter hastalığını başta kimseye söylemiyor ancak sonrasında aile evine dönüyor. Ama bu onun için hiç kolay olmuyor çünkü kaçarak ayrı eve çıktığı ne varsa geçmişte ne yaşadıysa bunlarla tekrar yüzleşmesi gerekiyor. Eski nişanlısıyla yaşadıkları kızın ortadan kaybolup gitmedi gibi daha bir çok olay yüzüne vuruyor. Ama işin aslının öyle olmadığını kitabın sonunda anlıyorsunuz. Kitapta sevdiğim bir karakter Nefes saatçisi Nurettin efendi oluyor ve onunda hikayesi insanı ayrı üzüyor. Keşke Nurettin efendi gibi insanlar hep olsa , inancımızı diri tutacak demli bir çay eşliğinde sohbet edebileceğimiz derdimizi hafifletecek insanlar… Kitabın “hayal meyal” ismini nerden aldığını kitabın sonunda anlıyorsunuz. İyi ki okumuşum. Kesinlikle tavsiyedir.
1000Kitap
Hayal MeyalTarık Tufan · Doğan Kitap Yayınları · 20207,2bin okunma
Meşe ağacının gölgesindeki yaşamlar # spoıler
8/10
·242 syf.··
Beğendi
·
2026 44. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2026 18:35
John Steinbeck en sevdiğim yazarlardan biridir. Yedi kitabını okudum bu zamana kadar ama beni en çok etkileyen kitabı hala değişmedi. Bu kitabın konusu ise tamamen farklı geldi bana. Kitap Joseph Wayne isminin etrafında dönüyor. Joseph babasınınında iznini alarak daha geniş bir yere yerleşmek için yola çıkar ve Nuestra Senora vadisinde büyük bir çiftlik kurar. Bu çiftlikte mutlu olacağını yeni bir yaşam kurup toprağına toprak katmayı düşünür ancak çok geçmeden babasının ölüm haberini alır. Ardından kardeşlerinin de yanına yerleşmesini ister ve olay örgüsü bundan sonra başlar. Babasın ölümünün ardından yeni yerleştiği yerdeki meşe ağacı ile garip bir ilişki içine giren joseph babasının ruhunun bu meşe ağacında vücut bulduğunu düşünmeye başlar. Bu düşünce meşe ağacı ile başlıyor ancak ilerleyen zamanlarda doğaya, toprağa hatta bir kayaya kadar tapmaya varan bir düşünceye dönüşüyor.Joseph için toprak sadece bir mülk değil, canlı bir organizmadır. O, kendisini toprağın efendisi değil, onun bir parçası, hatta yaşam gücü olarak görür. Öyle ki kuraklık onun için sadece doğanın bir olayı değil, tanrısal bir ceza veya döngünün parçası olarak düşünür. Joseph, kuraklığı durdurmak için her şeyini feda etmeye hazırdır. Karısı Elizabeth’in ölümü, toprağın artık "hayat vermeyi kestiğinin" ve kurban istediğinin ilk işaretidir. Kuraklık her şeyi bitirdiğinde, Joseph vadinin kalbi saydığı kayanın üzerine çıkar. Tüm hayvanlar ölmüş, kardeşleri gitmiştir. Geriye sadece kendisi ve susuz toprak kalmıştır. Joseph, toprağın uyanması için bir "can" gerektiğini anlar. Kendi bileklerini keser ve kanının kayanın çatlaklarından toprağa süzülüşünü izler. Ve tam o esnada yağmur yağmaya başlar. Bu da Josephın düşüncesinde ne kadar doğru olduğunu gösterir. Sevdiğim bir yazar olduğu için konu
Duygu ve Düşünce
Bilinmeyen Bir TanrıyaJohn Steinbeck · İletişim Yayınları · 20251,046 okunma
Unutma yetisinin önemi #spoiler içerir
9/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2026 33. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2026 11:18
Öncelikle bu kitabı Spoiler vermeden nasıl inceleme yapardım hiç bilmiyorum yapabilen varsa da tebrikler :) Kitap bir gece annesinin uyurgezerliğine tanık olan Şehnaz’ın, bu sayede ailenin kuşaklar boyu saklanan karanlık sırlarını keşfetmesini konu alır. Annesinin uyurgezer olması şehnazın hayatını alt üst edecek bir dolu sırrın ortaya çıkmasına sebep olur. Hikaye; büyük anneanne Esme, anneanne Şehbal, anne Ayhan ve Şehnazın etrafında dönüyor. Annesinin ve anneannesinin çektiği sıkıntılar hayatla olan mücadeleri güzel bir şekilde betimlenmiş. Kitabın beni en çok etkileyen yerlerinden biri de alıntı olarak da paylaştığım “Babaları bilemem ama annelerin bilinçdışında sakladıkları, hayatlarında bir etkisi olmadığını, travmasının çoktan geçmiş gitmiş, tedavi edilmiş olduğuna kesinkes inandıkları ve inandıkları ve unuttuklarını sandıkları şeyler bir şekilde kızlarına devroluyor.” alıntısı olmuştu. Ve kitap boyunca bu cidden bu şekilde devam ediyor öteden beri aktarılan travmalar sıkıntılar gelecek kuşaklara da aktarılıyor ayrıca kitap kadın olmanın her dönemde ne kadar zor olduğunu bize gösteriyor. Gerek yüzyıllar önce yaşayan büyük annenin yaşadıkları gerekse üç kuşak sonrasının yaşadıklarına bakılırsa evet bazı şeyler ne yazık ki değişmiyor sadece yön değiştiriyor. Şehnaz karakteri annesinin her uyurgezer gecesinde hayatının şokunu yaşıyor çünkü uyku arasında annesinin söyledikleri o yaşına kadar doğru bildiği şeylerin aslında tam tersi çıkıyor öyleki babasının bile aslında farklı biri olduğunu bu gecelerden birinde öğreniyor ve başlarda kendinden şüphe ediyor annesine yakıştıramıyor ancak zamanla annesinin hastalığını kabul etmek zorunda kalıyor. Bu sırada kendi hayatına dair de sıkıntıları olan bir karakter çünkü saplantılı bir şekilde kendinden yaşça büyük evli biri
Duygu ve Düşünce
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20266,9bin okunma