İlker

İlker
@Okur_gezerrr
Violin And Literatüre
Anadolu üniversitesi | Türk Dili ve Edebiyatı
İstanbul
Diyarbakır, 4 Temmuz 1987
212 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı
Ta ta ta taaaaaaa
Puan vermedi·384 syf.··
2025 15. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 16 Kasım 2025 01:15
İlgilisine bir tavsiye.. İncelemeyi okumaya başlamadan önce Beethoven'ın 1'den 9'a kadar herhangi bir senfonisini dinleyerek okuyunuz:) İncelemeye direkt başlamaktan başka yazacak hiçbir sözüm yok! Fakat bu konuya özgü bir şaşkınlığımı dile getirmeden incelemeye geçemeyeceğim.. Bu platformda, elimin değdiği ya da değmediği, yüzlerce, binlerce kitap, binlerce alıntı gördüm. Fakat, üstüne hiç inceleme yazılmayan kitap görmemiştim; ta ki Beethoven kitabına gelene dek. Bunu bir arkadaşımla paylaştığımda ise; "Biyografi kitapları pek okunmuyor, hele ki sanatçı biyografisi ise." cevabını vermişti.. Ne kadar üzücü toplumun sanata ve sanatçıya verdiği değerin dışavurumunu görmek. Kitap okumaktan imtina eden bir toplumda yaşadığımız aşikâr, lâkin bu platformda bile buna şahit olmak.. Gelelim incelemeye.. Evet, bir biyografi kitabı, lâkin bu esere yeknesak biyografi kitabı demek Aydın Büke'ye haksızlık olur kanaatimce. Kitap, Ludwig Van Beethoven'ın yaşam öyküsüne dayalı olan piyanosunun altındaki pislikten, bulunduğu odada tavandan dökülen kırıntılara ve odanın içinde dolaşıp duran küf kokusuna kadar, her detayı ilmek ilmek işlemekle kalmayıp, aynı odanın içerisine kapı aralıklarından sızan umudu ve başarıyı da satır aralarına sıkıştırmış. Eser Ludwig'in doğumundan öncesine dek ele alındığı için, araya serpiştirilen Avrupa Tarihi'nin XVII. Yüzyıl'dan başlayıp XIX. Yüzyıl'a dek süren yaşantısına da şahit olup, kitabın sadece biyografi kitabı olmadığının, bir bakıma tarih dersi verdiğinin de altını çiziyorum önemli bir çizgiyle. Fransa Dük'ü XVI. Louis'in, Ancien regime (Eski rejim'i) halkın ayaklanması sonucunda yaptığı devrimden sonra uğradığı hezimet ile beraber gelen meşruti monarşi sistemi buna en güzel örnek olsa gerek.. Asla şaşmayan, kaçınılmaz bir gerçeği; halkın
BeethovenAydın Büke · Can Yayınları · 201446 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Serenad Für Nadia
Puan vermedi·481 syf.··
2022 21. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 16 Eylül 2022 19:27
480 sayfanın nasıl bittiğine dair bir fikrim yok. Fakat kitapla ilgili hiç bilmediğim, bildikten sonra da ömür boyu unutamayacağım yükler edindim heybeme. Bir arkadaşımın:) önerisi üzerine "Neymiş bu serenad ya" diyerek açtığım kitap kapağının son sayfasına 4.gün ulaştım. Olayın baş kahramanı her ne kadar Maximilian Wagner, bir diğer adıyla max olsa da benim kitapta ki kahramanım Maya'nın küçük oğlu Kerem'di:) Struma gemisi diye bir gerçek var kitabın sayfalarında okuyucuyu karşılayan. İnsanlığın bittiği yer olarak anılan struma gemisi. Ve o gemiyi canlı cansız varlıklarıyla içine çeken deniz Mezarlığı. Gemi'nin içindeki insanların umutları var, hayalleri, yaşamak istedikleri, beklentileri, mutlulukları ve acıları var. Bir de Gemi'nin dışında bekleyenlerin acıları.. Schubert'in Serenad'ına bir kez daha tanık oluyor ve hayran kalıyoruz.. Kitabı okuduktan sonra Serenad benim için klasik müzik olmaktan çıkıp bambaşka bir gözle bakmamı sağlayan nota oluyor dünyamda. Zülfü livaneli gibi dahi ve deha bir beynin bu harfleri kelime kelime birleştirip, cümleler halinde insanların zihinlerine nakış gibi işlemesine şaşırmamalı, ondan beklenen şeylerdir bunlar. Fakat insan takdir etmekten kendini alamıyor yine de. Kitabın sonlarına doğru, kitabı öneren arkadaşımın da söylediği gibi "İnsan görüyorsunuz kitapta. Sadece insan." Bir an aşkını Nadia'yla doya doya yaşayamayan Wagner oluyor insan. Sonra bir an o aşka doya doya karşılık veremeyen Nadia. Maya oluyor insan bir an sonra. Ve tüm bunları birleştirince, seven, acıkan, üşüyen, korkan, mutlu olan, ağlayan İNSAN oluyor. Acıyla yoğrulmamış bir hayattan, iyi bir hikaye çıkmaz sözünün tam karşılığı olan kitabın adıdır SERENAD.
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020163,9bin okunma
Hiçbir şey gerçek değil, her şey mübah!
10/10
·510 syf.··
Beğendi
·
2021 20. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2021 20:11
ALAMUT KALESİ Gerçek hayatta birebir yaşanmış olan bir durumu, bu durumu yaşatmış olan bir diktatörün, insanları her anlamda kullanarak kurduğu sistemi, müthiş bir istihbarat ağıyla yürüten koltuk sahibi Hasan sabbah.. Ve bu tarifsiz olguyu yüzyıllar öncesinden kaleme alıp, 2021 yılına bugünümüze getiren büyük kalem ustası Vladimir Bartol. Okuyucuyu kitabın içine alıp. Tıpkı o gün. Anlatılan o cennet bahçesinde, Alamut kalesi'ndeymiş gibi hissettiren; bir sayfasında Dai, diğer sayfasında hadım, bir diğer sayfasında halef.. Her bir sayfasında anlatılan karakterlerle iç içe geçip onların arasındaymış hissine haiz olduran harfler, kelimeler cümleler... İnsan denilen varlık sadece öldüğü zaman mı her şey biter? Yoksa kendisine vakfedilen her mutluluğa nail olduğunda, yaşadığı evrende doruğuna ulaşacağı hiçbir tat kalmadığında mı biter yolu? Nihilizm'in dipsiz kuyu gibi derinleştiği bir yapıt. Hiçliğin çukuruna girmek için yapılması gerekenlerin kısa tarifi: Biraz cesaret, biraz sabır, biraz merak, biraz zaman.. Tabi bir de "Alamut" kitabı. İyi okumalar. :)
Fedailerin Kalesi AlamutVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 201250bin okunma
Puan vermedi·436 syf.··
2021 5. kitabı
·
70 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2021 22:39
Her ne kadar dört cilt olduğunu düşünmek, biraz göz korkutucu gibi görünse de, ilk serinin 10. sayfasından itibaren; yerine göre dağdaki çoban, yerine göre anası, sevdiği ve köy halkı için soluğu dağlarda alıp yol kesen ince memed oluyor insan. Fiziki yapısıyla anlatılan kahramanımız (ince memed,) bir sineği dahi öldüremeyecek derecede masum, hümanist bir tipolojiye sahip gibi görünüyor olsa da, her insanın yumuşak karnı olan "Aile" dürtüsü, serçeyi Şahin yapacak kadar fedakar olmaya itiyor. 436 sayfa sonrasında okuyucu; zorlukların üstesinden gelebilmenin sadece cesaret ile değil sevgi ile de başarılabileceğinin, hatta sevgi ve cesaretin harmanlanarak başarılabileceğinin inancına hakim oluyor. Savaşın sadece çatışmayla kazanılmayacağını, severek ve insan biriktirerekte bunun mümkün olduğunu tane tane harf harf anlatıyor bizlere Yaşar Kemal.
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Toros Yayınları · 199374,3bin okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2020 28. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Ekim 2020 10:38
Tiyatro iyidir.. Sanat iyileştirir.. Tiyatro ve oyunculuk yolunda tanışmış olduğum Samuel beckett'in; bir oyuncunun tiyatro sahnesinde oynamaya and içeceği bu 3 şaheser monologu, sadece tiyatro oyuncusunun değil seyircisinin de zevkle okuyacağı ve her satırından her sayfasından hayatına dair irdelemeler yapacağı muhteşem eserleri.. Molloy.. Malone ölüyor ve adlandırılamayan.. Ve Üçlemenin son kulvarı olan adlandırılamayan da beckett, molloy ve malone ölüyor da olduğu gibi, (tahminimce 20 metrekare olan) bir odanın içine dünyaları sığdırarak Wiiliam Shakespeare'in VAR OLMAK MI? YOK OLMAK MI? Sorusuna rahatlıkla cevap verilmesine de ayna tutmuş bir bakıma. HiÇ'lik ve VARLIK arasında anlatılan satırlardaki ağır aksak hatta yerinden Kımıldamayan kahraman gibi, kitabın okunması da son derece ağır ve metazori ilerliyor fakat zor olan her şeyin güzel olduğu ve mutlaka iyi bir sonuca varacağı bilinciyle okununca üçlemenin insana verdiği mesaj anlamına anlam katıyor. "Ben oldum. Tamam artık" dedikten sonra kaç yaşında olursak olalım aslında daha yeni başlıyor olduğumuzun kanıtıdır Samuel beckett! (Bilhassa oyunculukla ilgilenen arkadaşlara naçizane küçük değil BüYüK bir tavsiyem üçlemenin herhangi bir kitabından herhangi bir pasaj bir tirat çıkarın ve oynayın daha iyi anlaşılacaktır anlatılmak istenen) Yaşasın Tiyatro
AdlandırılamayanSamuel Beckett · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2018260 okunma