İlgilisine bir tavsiye..
İncelemeyi okumaya başlamadan önce Beethoven'ın 1'den 9'a kadar herhangi bir senfonisini dinleyerek okuyunuz:)
İncelemeye direkt başlamaktan başka yazacak hiçbir sözüm yok! Fakat bu konuya özgü bir şaşkınlığımı dile getirmeden incelemeye geçemeyeceğim..
Bu platformda, elimin değdiği ya da değmediği, yüzlerce, binlerce kitap, binlerce alıntı gördüm. Fakat, üstüne hiç inceleme yazılmayan kitap görmemiştim; ta ki Beethoven kitabına gelene dek. Bunu bir arkadaşımla paylaştığımda ise; "Biyografi kitapları pek okunmuyor, hele ki sanatçı biyografisi ise." cevabını vermişti..
Ne kadar üzücü toplumun sanata ve sanatçıya verdiği değerin dışavurumunu görmek. Kitap okumaktan imtina eden bir toplumda yaşadığımız aşikâr, lâkin bu platformda bile buna şahit olmak..
Gelelim incelemeye..
Evet, bir biyografi kitabı, lâkin bu esere yeknesak biyografi kitabı demek Aydın Büke'ye haksızlık olur kanaatimce.
Kitap, Ludwig Van Beethoven'ın yaşam öyküsüne dayalı olan piyanosunun altındaki pislikten, bulunduğu odada tavandan dökülen kırıntılara ve odanın içinde dolaşıp duran küf kokusuna kadar, her detayı ilmek ilmek işlemekle kalmayıp, aynı odanın içerisine kapı aralıklarından sızan umudu ve başarıyı da satır aralarına sıkıştırmış.
Eser Ludwig'in doğumundan öncesine dek ele alındığı için, araya serpiştirilen Avrupa Tarihi'nin XVII. Yüzyıl'dan başlayıp XIX. Yüzyıl'a dek süren yaşantısına da şahit olup, kitabın sadece biyografi kitabı olmadığının, bir bakıma tarih dersi verdiğinin de altını çiziyorum önemli bir çizgiyle.
Fransa Dük'ü XVI. Louis'in, Ancien regime (Eski rejim'i) halkın ayaklanması sonucunda yaptığı devrimden sonra uğradığı hezimet ile beraber gelen meşruti monarşi sistemi buna en güzel örnek olsa gerek.. Asla şaşmayan, kaçınılmaz bir gerçeği; halkın