Sonunda diyerek, derin bir nefes aldım. Bitirdim. Bitirdikten sonra kitapları göğsüme yaslayıp, kendi kendime gülümsedim. Gözlerimi kapatıp olayları düşünmeye başladım. Fegel'in Dokuz yaşından beri psikolojik sorununun olduğunu düşünmesini sağlayan gölge geldi aklıma. Daha sonra o gölgenin 850 yaşında bir ölümsüz olduğunu öğrendim. Dünya da ki bütün bilgileri 850 yıllık yaşamı boyunca kendi benliğine işleyen o gölge. Daha sonra aklıma ölümsüz filozoflarla dolu olan köy geldi. O köyde her evin önündeki heykelleri düşündüm. Ölümsüz olmalarına rağmen yemek yedikleri yemekhaneleri,katil ölümsüzlerin misafirhanesi, büyü ile korunan zindan. Hepsini süzgeçten geçirdim tek tek. Bazen gittim Haz duyan bir Filozofun yanına ya da Stoacı Epikuros'un yanına.Acıyı kendi benliğine işleyen Petra'nın yanındaydım bazende. Acısı ile büyüyüp gelişen Petra. Her ölünün acısını kalbimde hissettim. Ölemeyip, görmek istedikleri ruhlar için öldürdükleri her insanın mezarını açtım kendim. Hepsini tek tek gömüp toprağı üstlerine attım.Gezip dolandım öylece. Dante'nin cehenneminde gezdim bazende.'Yaşam yolumuzun ortasında karanlık bir ormanda buldum kendimi,çünkü doğru yol yitmişti.' cümlesi geldi aklıma. Fegel'in ölümsüz olması için çektiği her acıda kendim acı duyuyormuş gibi hissettim. Tırnakları morarıp döküldüğünde bile ona aşkla bakan bir adam vardı. Nasıl acı duyabilirdi ki? 850 yıllık bir yaşamdan çıkıp gelmişti,Fegel ile sabır dedik. İki ay on gün geçeçekti ve yeni doğduğu gün gibi olacaktı. O iki ay on gün boyunca bütün hastalıkları geçirdi. Ciğerleri iflas noktasına geldiğinde bile neden demedi.Bana çok şey kattı bu kitap. Birçok şey öğrendim mesela. Felsefe'nin aslında sıkıcı olmadığını, insanın okudukça ufkunun gelişeceğini, kişinin kendini ile verdiği mücadeleyi.Sabrın insana her
ParanoyaTuba Arık · Fantastik Kitap · 2018560 okunma
Bu kitabı başka bir kitap sayesinde tanıdım. İyi ki de tanıdım. Öyle güzel bir ruh ile yazılmış ki nasıl kendimden geçtiğimi bilmiyorum. Kitabi kesinlikle kalemsiz okumadım. Bir elimde kalem,diğer elimde ise kitabım. Okudum,okudukça ruhuma dokunan cümleleri çizdim. Bazen Dickie oldum,bazen Odile. Ama kendimi yazarın yerine koyamadım. Öyle bir ruh başka yok çünkü.