"Lamalar yalnızca ölümle ilgili şeylerden söz ederken, şamanlar yaşamla ilgili şeylerden söz eder." Arkaik toplumlarda hiçbir şey boşuna söylenmezdi. Bugün hâlâ, hiç düşünmeden, temenni mahiyetinde bir nezaket cümlesi söylediğimizde, genelde bunun bir büyüye ya da eski bir dini formüle dayandığını bilmeliyiz.
Kut, kesinlikle hayati bir güç, uzun ömrün vazgeçilmez dayanağıdır. Birey onsuz yaşamını sürdüremez.
"Bu dünyaya insan olarak geldiğine ve buradan ayrıldığına göre her şey yolunda demektir." ... Herkese merhabalar. Jean-Paul Roux, daha önce de keyifle okuduğum bir araştırmacı idi. Daha öncesinde "Türklerin Tarihi" adlı eserini incelemiştim. Yakın zamanda aldığım bu esere şahsen ben daha da bir saygı duydum. Her ne kadar yazarın yaptığı çalışma hakkında tereddütleri olsa da ben kâfi bir derleme olarak nitelendiriyorum. Kendisinin çekindiği konu, olayları teferruatlı (dinler tarihçisi gözü ile) yorumlayamamak. Ancak şöyle bir durum var; eski Türk inançları hakkında yeteri kadar materyale sahip değiliz çünkü elimizde doğru düzgün yazılı belge yok. Folklorik-arkeolijik eylemler sonrasında birtakım bulgulara erişebiliyoruz.
Peki eski Türklerinki nasıl bir inanç idi? İskit-Saka konfederasyonlarından tutun da, yakın çağ Tatarlarına kadar bir süreç... Pek çoğumuz Şamanizm'i bilir. Lakin bu bir din değil, inançtır. Arkaplanda birçok kavram-mekan ve olay vardır. Animizm, totemizm, atalar kültü, yer-sular, Tengri inancı... Diğer inançların da bu coğrafyaya kattıkları kültürel etkenler de cabası. Hali ile ortaya çok geniş bir sentezleme projesi çıkıyor. İskitlerde ve Hunlarda; Güneş ve Ay kutsal iken, Tu-kie ifadesini görünce Tengri, yer-su kültü ile karşılaşıyoruz. Uçmak-Tamu gibi soyut yerler büyük ihtimal başka kültürlerin yansıması.