Dünyanın öyle bir yerindeydim ki hiçbir şeyin gölgesi yoktu. Bu yüzden her şey bir gölge gibiydi. En başta da insanlar. Gölgesi olmayan, gölgeye dönüşüyordu.
"Ne bir nehir ne bir ova ne de bir dağ... Ne bir ağaç ne bir bulut! Hiçbir şey insana deniz kadar özgürlük fikri vermez. Hatta özgürlüğün kendisi bile!"
Kötülüğün sürdürülebilir olması için aklanması şarttı. Bu yüzden Zamir, ileride bu insanların hayır işlerine "kara iyilik" ya da "kirli iyilik" diyecekti.