Kendi Kokusu Olmayan Bir Katilin Hikayesi
18.yüzyılda Fransa Paris 'te geçmekte olan eser temelinde büyülü gerçekçiliği barındırmıştır.
O dönemde Paris pisliğin şehri olarak bilinmekteydi ,insanların pisliği sokakların pisliğin şehri kokusuyla sarıyordu.
İşte öyle bir zamanda pazar tezgahında tek başına doğum yapan ,sonrasında evladını öldürmek istediği düşünülerek idam edilen kadının dünyaya getirdiği Grenouille ile hikaye başlar.
Grenouille, geç konuşan,dışlanan, sevilmeyen,tuhaf gibi görünen ama olağanüstü koku alma yetisine sahip bir karakter.
Taşın,ağacın,insanların,hayvanların,ormanların, canlı-cansız her şeyin her nesnenin kokusu olduğunu anlar ve derinden hisseder, ayrıştırır lakin kendi kokusu olmadığını farkeder ve sevilmeme duygusunu buna bağlar.
Kitabının ana konusuda burada can bulur.
Eğer bir gün en iyi kokuyu bulursa hayatında eksik olan sevgi ve değer hissinin tamamlanacağına inanır.Hayata gelme amacınında , sevilme isteğininde bulacağı o eşsiz koku ile doğru orantılı olduğunu bilir ve ve çareler aramaya başlar.
Farklı işlerde çalışan ve sonrasında kendi çabasıyla bir parfüm dükkanında amacı için işe girer.
En iyi koku uğruna işlediği kadın cinayetleri ile öldürdüğü hayvalanlarla oldukça kötü bir karaktere dönüşür.
Adına idam kararı çıkar ve o öyle bir koku ile halkın karşısına çıkmıştır ki halk büyülenir ve onun suçsuz olduğuna inanır.
Etrafı tuhaf bir sevgi seline döner..
Ve sonrasında öyle bir sevgiye maruz kalır ki kokusu üzerinde canından olur.
Fazla keyif aldığım söylenemez,sıradışı olması kalıplarımı zorladı.
Etkileyici ve sürükleyiciydi.
Koku betimlemeleri oldukça başarılıydı kokuları en derinden hissettiren bir yapıt.
Keyifli okumalar.