Zühal

Zühal
@OkuyanTuruncu
Kendi halinde, dingin ve sıradan...
Puan vermedi·330 syf.·
2025 11. kitabı
Kitabı okumaya başladığımda hiç ama hiç aklıma gelmeyen bir sonla karşılaşacağımı düşünmemiştim. Ben ne okudum az önce ben neyin içindeydim diyerek etkisinden çıkamadığım bir eser. Konu bakımından oldukça zengin aşk var , polisiye var, felsefe var, psikoloji var... Kitabın adı 'Kardeşimin Hikayesi' ama okurken bir değil birden fazla hikayeye eşlik ediyorsunuz. İkiz kardeşler Ahmet -Mehmet, cinayete kurban giden Arzu, cinayeti araştırmaya gelen gazeteci kız gibi.Olay örgüleri birbirine bağlanırken hayatlarını da izliyoruz. Aslında bir cinayeti çözmeye çalışıyor gibi de ama aşkın gücüyle yok oluyor gibi de. Sonu da bir yok oluşun hazin sonu . *Kitabın dili oldukça akıcı ve anlaşır olması olayları rahat bağlamamı sağladı. *En etkileyici yanı yaşanılan bazı olaylara kitap yazar eşleşmesi yaparak örneklendirmesi. *Altı çizilecek aforizmaların olması. *Mektubunda yer alan bulmacının çözülmesi için kitap sayfalarına tekrar döndürmek istemesi de hoş bir detaydı. *Olga ve Ludmilla arasında işlenen bağ dışında rahatsız eden bir konu olmaması Polisiye tarzında , hasta ruhlu bir bireyin hayal dünyası ... Keyifli okumalar...
Kardeşimin HikayesiZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2019126,4bin okunma
Reklam
Puan vermedi·264 syf.·
2025 9. kitabı
Kendi Kokusu Olmayan Bir Katilin Hikayesi 18.yüzyılda Fransa Paris 'te geçmekte olan eser temelinde büyülü gerçekçiliği barındırmıştır. O dönemde Paris pisliğin şehri olarak bilinmekteydi ,insanların pisliği sokakların pisliğin şehri kokusuyla sarıyordu. İşte öyle bir zamanda pazar tezgahında tek başına doğum yapan ,sonrasında evladını öldürmek istediği düşünülerek idam edilen kadının dünyaya getirdiği Grenouille ile hikaye başlar. Grenouille, geç konuşan,dışlanan, sevilmeyen,tuhaf gibi görünen ama olağanüstü koku alma yetisine sahip bir karakter. Taşın,ağacın,insanların,hayvanların,ormanların, canlı-cansız her şeyin her nesnenin kokusu olduğunu anlar ve derinden hisseder, ayrıştırır lakin kendi kokusu olmadığını farkeder ve sevilmeme duygusunu buna bağlar. Kitabının ana konusuda burada can bulur. Eğer bir gün en iyi kokuyu bulursa hayatında eksik olan sevgi ve değer hissinin tamamlanacağına inanır.Hayata gelme amacınında , sevilme isteğininde bulacağı o eşsiz koku ile doğru orantılı olduğunu bilir ve ve çareler aramaya başlar. Farklı işlerde çalışan ve sonrasında kendi çabasıyla bir parfüm dükkanında amacı için işe girer. En iyi koku uğruna işlediği kadın cinayetleri ile öldürdüğü hayvalanlarla oldukça kötü bir karaktere dönüşür. Adına idam kararı çıkar ve o öyle bir koku ile halkın karşısına çıkmıştır ki halk büyülenir ve onun suçsuz olduğuna inanır. Etrafı tuhaf bir sevgi seline döner.. Ve sonrasında öyle bir sevgiye maruz kalır ki kokusu üzerinde canından olur. Fazla keyif aldığım söylenemez,sıradışı olması kalıplarımı zorladı. Etkileyici ve sürükleyiciydi. Koku betimlemeleri oldukça başarılıydı kokuları en derinden hissettiren bir yapıt. Keyifli okumalar.
KokuPatrick Süskind · Can Yayınları · 201927,3bin okunma
Puan vermedi·188 syf.·
2025 8. kitabı
Fransız bir yönetmen ve senarist olan Laetitia Colombani 'yi tanığım eser. 'Hayır ' diyebilen güçlü kadınların hikayesi. Üç farklı hayat , Üç farklı kıta, *İtalya Giulia , babasının atölyesinde çalışan genç bir kadın .Babasının geçirdiği rahatsızlık nedeniyle aile yadigârı atölyenin başına geçiyor.Çıkmazlara giren işleri halk kütüphanesinde tanıdığı ve aşık olduğu adamla çözümlüyor ve üç kuşak faaliyet gösteren atölyesinde başarılar elde ediyor. *Kanada Sarah , başarısız iki evliği ve üç çocuğu ile hayat mücadelesi veren genç , güzel ve başarılı bir avukat.İşini , aile ve özel hayatından uzak tutan ve oldukça dikkatli davranan kariyer odaklı yaşam süren bir kadın.Kariyer mücadelesinde hastalığı ile tanışıyor gizlemeye çalıştıkları bir gün onu ele veriyor ve ciddi bir ayrımcılığa maruz kalıyor. İyi olmaya , daha da iyi olmaya karar verdiği gün adım atıyor ve hayatı güzelleşiyor. *Hindistan Smita , kast sisteminin en alt tabakası olan 'Dalit' topluluğunda yaşayanlardan sadece biri.En büyük hayali kızının kendisi gibi olmaması adına onu okutabilmek ve bu uğurda verdiği kaçış mücadelesi. Birbirinden bağımsız gibi görünen üç farklı kadın hikayesinin bir yerde saç örgüsü gibi birbirine bağlanmasına şahit oluyoruz. Çok büyük bir beklenti ile okumaya başladığım bu eser bana istediğimi vermedi.Konunun kadın olması ve özellikle güçlü kadınların olması oldukça dikkat çeken bir yön iken hikayelerin eksik kalması gerçek anlamda havada bırakılması beni üzdü. Mesela, beni bu hikayelerden en çok etkileyen Simita'nın hikayesi oldu.Orada yaşananların gerçek hayatta varolduğunu bilmek beni şaşkına uğrattı.Bu duyguların sonunda verilen kaçış mücadelesinin nereye bağlandığını bilmek isterdim. Çok fazla edebi eser okuyan ve sevenler için çekimser kaldığım bir kitap.Edebi terimlerden
Saç ÖrgüsüLaetitia Colombani · Yan Pasaj Yayınevi · 202017,5bin okunma
Puan vermedi·238 syf.·
2025 3. kitabı
İhsan Oktay Anar'ın 1995 yılında yayımlanan ilk romanı Puslu Kıtalar Atlası. Postmodern türünde yazılan üstkurmaca bir eserdir. Evliya Çelebi 'den ilham alması da ayrı bir üstünlük. Rendakar 'ın 'Düşünüyorum öyleyse varım' sözüne ithafen, Belki siz de ben düşündüğüm, hayal ettiğim müddetçe varsınız! Ya da tam tersi değil mi? Ben sizin hayallerinizde varım diyor ve başlıyor düşlemeye. Kitap da ana karakter, Uzun İhsan Efendinin uyku şurubu ile uyuması ve düş görmesiyle başlıyor ve öyle devam ediyor ki ,düş olduğuna inanamıyorsunuz. Ana tema düş olabilir ama genel olarak boşluk hissiyle mücadele ediliyor. Okumak biraz çetrefilli ama bir o kadar keyif verici. Söz sanatları o kadar güzel kullanılmış ki , şiirsellikle kalemini izaya getiriyor. Mizahi anlatımı da gözardı edilmeyecek kadar başarılı. İstanbul'u özellikle Galata'nın tasvirini yaparken eski İstanbul fotoğrafını inceliyorsunuz. İnsanı , varlığı , hayatı sorgulama biçimi ile derin düşüncelere dalıyorsunuz. Şey gibi ne desem az kalır ne kadar övsem yetersiz. Olay örgüsüyle bulmaca çözüyor hissine kapılıyor sürekli kendinize soru sorarken buluyorsunuz . Bölümler arası hikayeler ile birlikte karakter değişimleri müthiş bir ustalıkla işleniyor. Birbirinden bağımsız gibi görünen ama bir şekilde hikayeler dahil karakterlerin farklı bir şekilde bağlanması, can bulması heyecan verici ve bir o kadar da şaşırtıcı. Çok iyi bir filozof çok iyi bir edebiyatçı ve çok iyi bir tarihçiye şahit oluyorsunuz. Aynı anda birden fazla derse girmişim gibi. Fantastik bir roman okuduğunuzu düşünüyor ama aynı zamanda tarihin içinde kaybolursunuz. O kadar çok tarihi terimler var ki , hiç sıkılmadan kurgu içinde bilgileniyorsuz. Yani gerçek ve kurguyu öyle içselleştirmiş ki ne gerçek ne değil anlayamıyorsunuz. Gerçeklerden sıkılan biraz
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,6bin okunma
Puan vermedi·176 syf.·
2025 2. kitabı
Bireylerin Dönüştürdüğü Gerçeklik Büyülü gerçekçiliğin önderlerinden olan Marquez'den okuduğum ikinci eser. Daha önce konu ve içerik bakımından farklı olan Kırmızı Pazartesi 'yi beğenerek okumuştum Aşk ve Öbür Cinler eserini okumaya başladığımda çok fazla cinsel uyarış ögeleri yer aldığından çekimser kaldım acaba mı dedim. Başta zorlayan dili sayfaları çevirdikçe yalın hale geldi içine aldı sarmaladı. Marki ve Bernarda'nın zoraki evliliklerinden dünyaya gelen Sierva'nın bir köpek tarafından ısırılmasıyla başlayan hikayenin birçok konularla birlikte çaresiz bir ruh haliyle aşka sürülmesi ana temaydı. Zaman ve insan kavramlarının içiçe işleniyor olması da okur olarak beni hareketlendirdi. Kitabın içeriğinde;aşk,evlilik,aile ilişkileri,mistik öğeler,ırkçılık,din ve inanış konuları ustalıkla kaleme alınıyor. Kitabın en spesifik özelliği ,gerçek neden-sonuç ilişkileri yerine gerçek olmayan neden-sonuç ilişkilerinin çok başarılı bir şekilde işleniyor olmasıydı. Şiirsel anlatımıyla kanıyor ve olmayanların oluruna inanmaya başlıyorsunuz. Şöyle ki, *Köpek tarafından ısırılan ve kuduz olmadığı halde kuduz olduğuna inanılan Sierva'nın huzursuz edici hikayesi gibi. *İçine cin girdi şeytan kaçtı gibi düşüncelerle olmayanı olmuş gibi yaşatıp zindan edilmiş genç kızın hayatı gibi. Üzüldüm Sierva ,göremediğin aile sevgisine, gizli bir aşka mahkum edilmene,uğursuz sanıldığın için dışlanmış olmana ve birçok duygusuzluğa maruz kalışlarına. Hakkedilen güzel duygularla yaşamak dileğiyle, Keyifli okumalar
Aşk ve Öbür CinlerGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202510,1bin okunma
Reklam