Vatan için candan geçenler var,
Canını da verse yaranamayanlar!
Gençlik gibi susmayıp direnenler var,
Yüreğiyle savaşan, anılmayanlar!
Sesi kısılanlar için susmayacağım,
Şehidimin kanını kurutmayacağım!
Ne zaman ki lâl oldum, sustum,
Bilin ki o gün öldüm, har oldum...
Canım yanıyor; gözlerimde küllenmiş intikam!
İsimleriyle anılsınlar, unutulmasın bu har!
Bir kaya üstüne yazacağım düşmanın her yıkılışını,
Şehitlerimizin kanıyla bezenmiş her toprakta rezil olacaklar, ebeden rüsva!
Edebi aks yapacak kaçışını,
Saydırtacak bu aksta kaç can var. Say!
Tebâh sanacaksın ama o zâd olacak!
Serhadlerin gölgesinde yükselen şân u şevket,
Kutsal emaneti izn-i kaderidir ebediyet.
Uğrunda can verenin adıdır hakikate nişânet.
Ağlama ey yâdigâr-ı şehit!
Can cananına kavuştu, ebedi huzuru buldu....
Toprağımın kalbinde açan çiçekleri seyret,
Şehidimin kanıyla sulandı parlayacak elbet!
Onların yarını yok diye bize gelecek gelecek!
Ardından bir alemdar gelecek ve nişanını en yükseklere dikecek,
Göklerde şanlanacak hilal,
Katrelerce kanın kabarttığı toprağımızın güneşi doğacak!