Esra Aksoy

Esra Aksoy
@Okuyanboga
"İşler yolunda gitmiyorsa mazi denilen şey bir enkazdır ve hatıraların da son kullanma tarihleri vardır. Küflenirler, kokuşurlar, bozulurlar. Mezunlar derneğine pilav yemeye gidenlerin çoğunun halinin vaktinin yerinde olması tesadüf olamaz. Ancak şimdiki halinden memnunsan geçmişi hatırlatacak organizasyonlardan keyif alırsın. Hatta geçmişin ne kadar boktan olursa aldığın keyif de o kadar artar. İşler yolunda gitmiyorsa hiçbir yere de gidemezsin. Ardında bırakacak bir şey yokken kim gidebilir. Hiçbir yere doğru uzun bir yürüyüş, bunu kim göze alabilir."
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
"Herkes güzel bir hikayenin konusu olabilir, demişti bir seferinde dedem.Ama bu, mutlu olacağı anlamına gelmez."
''Seni sevmeyen birini sarhoşken arayamazsın. Seni sevmeyen birini gece yarısından sonra arayamazsın. Seni sevmeyen birini öğleden sonra bile arayamazsın. Belki akşam üstü mesaj çekersin."
Kitabın başlarında "Bütün hayvanlar eşittir" diyen Koca Reis'in bu sözü garip bir değişikliğe uğramıştır ." Bütün hayvanlar eşittir; ama bazı hayvanlar öbürlerinden daha eşittir."
Bir baskı biçiminin yerini, başka bir Baskı biçimi almıştır. Hayvanların eski efendileri insanlar ile yeni efendileri domuzlar , Çiftlik Evi'nde , bir şölen sofrasının başında toplanmışlardır . Çiftliğin ezilen hayvanları , korka kırka çiftlik Evi'ne yaklaşır, yüzlerini cama dayayarak içeride olup biteni izlemeye koyulurlar : Tombul yanakları attığı kahkahalardan mosmor kesilen Bay Pilkington, kadehini zafere kaldırır ve "espri"yi patlatır. " Siz aşağı kesimlerden hayvanlarınızla uğraşmak zorundasınız ; biz de bizim aşağı sınıflarımızla uğraşmak zorundayız!" Dışarıdaki hayvanlar, tam o Sırada , içeridekilerin yüzlerinde bir tuhaflık seZerler. Insanlar ile domuzları birbirlerinden ayırt edememektedirler , insanlar domuzlara, domuzlar insanlara dönüşmüştür ...