Osmanlı'nın son dönemlerinde konakta başlayan hikaye kahramanın kendi ağzından anlatılıyor. Kafasının kocamanlığı ile dikkat çeken bir çocuk olan roman kahramanı iş yapmayı pek sevmeyen, ağır hareket eden ve bir şekilde gününü kurtaran bir tip. Meşrutiyet, devrin değişmesi, sürgün ve savaş yılları derken farklı şehirlere savrulan hikaye roman kişinin dilencilik serüvenini anlatırken toplumsal ve psikolojik bir çok noktaya değiniyor. Romanın son çeyreğinde İstanbul mahalle hayatı, ev içi, devlet dairelerinin durumu, egitim gibi pek çok konu yazarın kendine has fark edişleriyle veriliyor. Dilenci karakterindeki baş kişi dışında, Mesule Bacı, Talat, İsmail gibi kişilerin hikayedeki yeri de sosyal arka plani tamamlayıcı oluyor. Iyiki okumuşum dediğim dönem romanlarından biri. Ayni zamanda bizdeki Oblamov hissiyatı uyandirdi.