Niall Ferguson'ın Türkçe'ye çevrilen tüm kitaplarını edindikten sonra nihayet okumaya başladım. Ekonomi tarihçiliği ve imparatorluklar üzerine yaptığı çalışmalarıyla ön plana çıkıyor. Sanırım en az heyecan verici kitabını okudum.
Colossus, ABD'yi bir imparatorluk olarak değerlendirip yükseliş ve çöküş sürecini anlatan bir kitap. Tabii ABD tarihini daha kapsamlı anlatan, daha iyi kitaplar var. O yüzden bu kitapta bilmediğim ya da yeni gün yüzüne çıkan argümanlardan bahsedilmiyor. Aslında kitabın 2004 yılında yazılıp neredeyse 20 yıl sonra Türkçe'ye çevrilmesi de bu durumda etken olmuş olabilir. Çünkü kitap yazılırken Irak'taki süreç henüz çok yeniydi. ABD'nin orada ne kadar kalacağı ve neler yaşanacağı belli değildi. Afganistan'dan çekilme planı henüz ortada yoktu. Ferguson'ın bazı tahminlerinin boşa çıktığını okuyunca görebiliyorsunuz. Fakat Mortgage krizinin geleceğinden bahsediyor kitapta.
Niall Ferguson, 21. yüzyılda bir imparatorluk olarak ABD'nin varlığını önemsiyor. Çünkü tarihe baktığımızda her dönem dünya siyasetini ve ekonomisini yönlendiren bir hegemon güç olmuştu. Güç boşluğu olduğunda ise anarşi ve kaos oluyor. Tıpkı Roma İmparatorluğu dağıldıktan sonra Avrupa'da yaşandığı gibi. Çünkü büyük hegemon güçler sadece işgal ve fethetme üzerine kurulu olmuyor. Diğer uygarlıklarla etkileşim sayesinde kültürler kaynaşıyor, ticaret yolları ve sistemleri genişliyor, güvenlik ağı oluşuyor. Pax Romana, Pax Britannica, Pax Ottoman ve Pax Americana akla gelen örnekler. Hatta Kubilay Han döneminde Moğollar Çin'i fethettiğinde de kısa bir süreliğine Asya'da barış dönemi yaşanmıştı.
Ferguson'ın kitabı asıl yazma amacı ABD'nin bir imparatorluk olarak kendisinden önceki selefleriyle karşılaştırılması. Başarılı olduğu ve başarısız olduğu yanlar nedir? Örneğin II. Dünya