Girdap ; Geçmişinden koptuğunu sanıp kopamayan, şimdisini şekillendirdiğini sanıp yönlendirilen, geleceğini hayal edip hayaline ket vurulan gencin zihni.
Kalbine taş bağlasa çekmeyeceği acıyı geçmişinden bir kancayla yaşayan bir ruh. Ucu kanlı kancanın girmesi , kalbe batması , kalpte kalıp o kalbi sürüklemesi acının tarifini yapmaya çalışıyor .
Gerçek gönül acısını yaşayan anlamaz mı bu çaresizliği ? Acısını bile tarif etmek için çırpınmak zorunda kalan genç anlamaz mı çaresizliği ?
İyiyi isteyip kötüyü bulma mahareti olan biçare kişi anlıyor elbet bu girdabı! Bu acıyı , bu üzüntüyü , bu hayal kırıklığını , bu saf sevgiden doğan saf nefreti. Kalbinin fiziksel vurulmayan kamçının acısını dindirmek için avuçlarını göğsüne bastıran insan elbet anlıyor .
Verdiği son nefesiymiş gibi derinden alıp vermeye çalıştığı o acıdan burkulmuş kalbe giden nefesi alıp verebilmek için ciğerlerini dağlayan kişi elbet ANLIYOR BU GİRDABI!
Ey kalpsizler! Bu acı nefesi bu titrek kalbe reva gören hepinizden nefret ediyorum . Hesabımız rahat nefes alana dek bekler ...