”Okumadan geçemediğim için okuyorum, sıkılsam da okuyorum. Düşünmek için okuyorum, hayran olmak için okuyorum, eğlenmek için okuyorum. Okuyup yoruluyorum. Dinlenmek için de gene okuyorum.”
Sonra Cenab-ı Hak ona diyecek…
Bizzat diyecek ki sana benim Peygamberim gelip de tebliğ etmedi mi? Ben sana mal verdim. Sana lütuf ve ihsan ettim. Sen, kendin için ne tedarik ettin? Dünyada iken ahiretin için hangi hayır ve hasenatı, hangi fazileti yaptın? O kimse dahi sağına soluna bakacak, bir şey göremeyecek.Önüne bakacak, cehennemden başka bir şey göremeyecek. Öyleyse her kim ki, kendisini velev ki yarım hurma ile olsun ateşten kurtarabilecek ise, hemen o hayrı işlesin. Onu da bulamazsa bari kelime-i tayyibe ile (güzel sözle) kendini kurtarsın. Gerçek Müslüman, dilinden ve elinden başkaları zarar görmeyen kimsedir.
İnsanların birbirleriyle anlaşıp barış içinde yaşamaları, hakkına razı olup kimsenin elindekine göz koymamaları ne güzel şeydir. Hayat ancak o zaman manalaşır ve güzelleşir.