”Okumadan geçemediğim için okuyorum, sıkılsam da okuyorum. Düşünmek için okuyorum, hayran olmak için okuyorum, eğlenmek için okuyorum. Okuyup yoruluyorum. Dinlenmek için de gene okuyorum.”
Çok küçükken okuduğum kitapta hem aşk hem de manevi bir arayış vardı. O dönem örneğine çok rastlanan bir konu yani. Dilara ismini (çocukluk işte) çok sevmiştim.
Hayatımın bir döneminde sürekli bu tarz kitaplar okumamı isteyen bir çevrem vardı. Ne yapmaya çalıştıklarını kütüphanemde olmayan ama bana okutulan kitapların kaynağını öğrendiğimde anladım. Klasik dini bir kitap daha.
Bir zamanların ünlü dini(!) kanalındaki sunucunun programında okuduğu hikayelerin bir araya getirilmesinden oluşan bir kitap. Basit ve kısa hikayeler. Acaba bu adama ne oldu?
Yazarın başka kitabı bulunmuyor, bu kitap da İstanbul’da geçirdiği süre içerisinde yazdığı anılarından oluşuyor. O dönem İstanbul’unu kendi gözlem ve tecrübeleriyle anlatıyor.